Hicri Yılbaşı (11 Eylül 2018)

Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiulevvel ayının 12. Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu. 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi. Bu tarih Müslümanların şemsi yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının 1. günü de, hicri [kameri] yılbaşı oldu. Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir.

Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli. Saygı göstermek, günah işlememekle olur. Zilhicce ayının son günü ve Muharrem ayının birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu.

İslamiyet’ten önce Araplar, Muharrem ayında savaşmak isteyince, o yıl Muharrem ayının ismini, sonraki aya koyarlar, sonraki ayın ismini, Muharrem ayına takarlardı. Böylece, haram ay, Muharrem ayından bir sonraki ay olurdu.

(Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır. Kâfirler, böylece sapıtıyorlar. Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler. Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki Tevbe suresinin 37. âyet-i kerimesi, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti.

Kur’an-ı kerimde bildirilen ve dinde kullanılan Arabî ayların bir yılı, bir güneş yılından on gün kısadır. Hicri kameri aylar, hicri şemsi ve miladi aylara göre, on gün önce gelmektedir. Bunun için Müslümanların mübarek günleri veya geceleri, şemsi yıllara göre, her yıl on gün önce olur, çünkü mübarek günler, güneş aylarına göre değil, kameri aylara göre yapılır. Dinimiz böyle emretmektedir.

İslamiyet’te, güneş yılının ayları içinde sayılı bir mübarek gün yoktur. Doğum günü ve mübarek geceler, hicri yıl ile kutlanır. Bütün ibadetlerde ve dini faaliyetlerde kameri aylar esas alınır. Hac, oruç, kurban ve bayram günleri, kameri aylara göre tespit edilir. Haccı Allahü teâlânın bildirdiği Zilhicce ayında yapmayıp da, miladi bir ayda, mesela Ocak ayında yapmak; orucu Ramazan ayında değil de, Şubat ayında tutmak, dini değiştirmek olur. Bütün mübarek geceler de kameri aylara göre tespit edilir.

Kıymet verilen dört aydan biri
Muharrem ayının, Zilkade, Zilhicce ve Receble beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biri olduğu bildirilmektedir. (Tevbe 36) Birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır.) [Deylemi]

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim]

(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır.

Reklamlar
....... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kurban Bayramı (21-22-23-24 Ağustos)

....... kategorisinde yayınlandı. Kurban Bayramı (21-22-23-24 Ağustos) için yorumlar kapalı

ZİLHİCCE AYININ İLK 10 GÜNÜ VE FAZİLETİ (12 AĞUSTOS PAZAR)

Zilhicce’nin ilk 10 günü aynı Ramazan gibidir:

Kur’an’da “O on geceye yemin olsun ki…” ifadeleriyle övülen ve üzerine yemin edilen bu 10 gecenin kıymetini bilemiyoruz. İşte o günler bizi bekliyor. Efendimiz, bu günleri gündüzünü oruçla, gecesini ibadetle ihya etmiştir. Zilhiccenin ilk on günü miladi takvimle 12 Ağustos ile 21 Ağustos tarihleri arasına denk geliyor. Bu günleri neden ihya etmiyoruz?

Samimi bir kul olarak Rabbimizin rızasını aramak hiçbir şeye değiştirilemeyecek bir nimettir. Manevî makamlar, keramet, iç okuma ve bu şekilde insanlara müessir olma.. bunların hiçbiri bizim ardına düştüğümüz hedefler olamaz. Rabbimizin lütfu olarak bu türden bir nimete mazhar olursak, onu da derin bir şükür mülahazasıyla karşılar; meseleyi yine her nimetin asıl Sahibine bağlar ve ayağımızı kaydırmaması için yine O’nun engin rahmetine sığınırız.

İnsan her zaman bu çizgisini koruyamayabilir; fakat temelde böyle bir duyguya bağlı olursa asla kaybetmez. Evet, bazen hata edebiliriz. Ancak esas olan hata etmemek değil, bağlandığımız kapıya sıkıca yapışmak ve oradan ayrılmamaktır. Zaten Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) de “Her insan hata edebilir. Hata işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir.” buyurmuyor mu? Cenâb-ı Allah günah işleyenleri kapısından kovmamış; tevbe etmeleri için onlara fırsatlar vermiştir. Bir anlık sürçmesine rağmen tekrar doğrulup kulluk yoluna yönelenler rahmet kapısının kendilerine daima açık olduğunu görmüşlerdir. Yaptıkları samimi tevbeler ve salih ameller sayesinde kulluklarında derinleşmişler ve gösterdikleri üstün kulluk performansıyla Rablerine yakınlaşmışlardır.

KUTLU 10 GECE BİZİ BEKLİYOR

Bahsini ettiğimiz bu kulluk performansını yakalama ve yaşama adına Rabbimiz bize sene içinde rahmet denizinin coştuğu bir fırsatlar zinciri lutfediyor. Geçtiğimiz günlerde bu fırsatların Recep, Şaban, Ramazan, Regaib, Miraç, Berat, Kadir zincirlerini yaşadık. Şayet bu günleri iyi değerlendiremedik veya o kutlu zaman dilimlerine doyamadık diyorsanız üzülmeyin Cenab-ı Hak önümüze yeni bir fırsat daha lutfediyor: Arabi aylardan Zilhicce ayının ilk 10 günü.
Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresi’nde, “O on geceye yemin olsun ki…” (Fecr, 89/2) ifadeleriyle bahsedilen bu on gecenin kıymeti maalesef pek bilinmiyor. Bazı kaynaklarda bu on gecenin Ramazan’ın son on günü veya Muharrem’in onuncu gününe (aşure gününe) kadar olan on gün olduğu kayıtlı olsa da genel görüş ve kabul, bu mübarek on günün zilhicce ayının ilk on günü olduğudur. Bizim miladi takvimimize göre bu on gün
12 Ağustos ile 21 Ağustos tarihleri arasında yaşanacak.
Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz 1’inden 10’una kadar olan zaman dilimi “leyâli-i aşere” yani 10 mübarek gecedir. 10. gün Kurban Bayramı’nın ilk günü oluyor. Bu günlerin ne kadar bereketli olduğunu Sevgili Peygamberimiz şu ifadelerle anlatıyor: “Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhicce’nin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevgili olsun…” (Tirmizi, Savm, 52; Darimi, Savm, 52)
HADİSLERLE 10 GECE NASIL ANLATILIYOR?
Bunun dışındaki aşağıdaki hadisler de bu günlerin kıymetini anlamamız adına dikkat çekici:
“Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.” (Tirmizi, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39)
“Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.”
“Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu (Arefe) günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.”
“Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” (Tirmizi, Savm, 52) “Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257) Tesbih, Sübhanallah; Tahmid, Elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illallah; Tekbir ise Allahu ekber demektir. Ayet ve hadislerle övgülere mazhar olan bu ikram günlerini, günahların boğucu ikliminden fecre uyanmak, gönül dünyamızı çepeçevre saran karanlık bulutları fecir ışıklarıyla aydınlatmak için bir fırsat bilip değerlendirmeliyiz.

Muhammed Sıddık Haşimi Hazretleri Mana Aleminde Şöyle Buyurur;
Zilhicce 1, Zilhiccenin Fazileti Kadir gecesine denktir. Kadir gecesini bilmek mümkün değil. 365 gün içinde bilmek Ramazan ayında son 10 gecede aramak, peygamberimiz (a.s) kadir gecesine denktir diyor. Bilinen geceler olduğu için Allah bu 10 geceye yemin ediyor. Bu 10 gece içerisinde önemli olaylar İslam tarihinde, peygamberler tarihinde önemli olaylar var. Zilhiccenin 4 ünde İsa (a.s) doğum günü, Musa (a.s) Cenabı Hakkla 40 gün sözleştiği Zilkade ayının 30 günü Zilhicce ayının ilk 10 günü olmak üzere 40 güne tamamlıyor. Zilhiccenin ilk 10 günü önemli olan gün. Musa (a.s) 40 gün boyunca oruç tutuyor. 30. uncu gece dişlerini misvaklıyor Cenabı Hak soruyor. Ya Musa niye dişlerini misvakladın. Ya Rabbi sizinle görüşürken ağzım kokmasın diye oruçtan dolayı. Ya Musa benim katımda oruçlunun ağız kokusu bütün kokulardan daha efdaldir. Misk kokusu gibidir buyuruyor. Onun üzerine Musa (a.s.) 30 uncu günü tamamlayınca bir 10 gün daha ne yapmam lazım Ya Rabbi diyor. 10 gün daha ilave edildi. 40 gün içerisinde Tevratın 10 emri metinler geliyor, veriliyor Hz Musa (a.s)’a. Yine Yusuf (a.s) ‘ın kuyudan kurtarıldığı gün, Yunus (a.s) ‘ın balığın karnından kurtarıldığı gün, İbrahim (a.s) ‘ın ateşten kurtarıldığı gün. Bu 10 gün içerisinde İbrahim (a.s) yine İsmail (a.s) kurban etme mevzuunda İsmail (a.s) ‘ın kurtuluş günü, İnna ataynake -sana ihsan ettik- kelkevser -kevseri ihsan ettik diyor- Cenabı Hak orada kevserden kasıt ehli beyt, ehlibeyt imamları, peygamberimzin (a.s) torunları ve kevser havuzu yani senin neslin büyüyecek, onların nesli ebter olacak şeklinde, ifadenin de olduğu ve salli -namazını kıl, ve rabbike Rabbin için, venhar kurban kes, inne şaniyeke hüvel ebter o senin şanını düşürmek isteyenlerin nesli ebterdir, soysuzdur diye Cenabı Hak bu sureyi indiriyor. Yani bu ay kutlu kutsal bir ay ilk 10 güne de yemin edilmiş bir gün . Bu gün her gece yapılan ibadet 700 derece yani geçmiş aylar, geçmiş günlerde ki yapılan ibadetlere karşılık 700 derece sevabı olduğunu peygamberimiz (a.s) bildiriyor. Tırmizi de, İbni Mace de gibi bunları bildiriyor. Kütüb-i Sitte de bildiriyor. Yine bu 10 gün kadir gecesine denktir deniliyor. Bu 10 gün kadir gecesi hükmünde. Bu 10 gecede yapılan ibadetler kadir gecesinde yapılan ibadetler gibi bu Allahın kabul olduğunu söylediği gece. Kadir gecesinde yapılan ibadetler 1000 (bin) aydan hayırlıdır. 1000 ayda 83 sene yapıyor. 10 gün bu ibadetleri yapar oruç tutarsak 830 sene ibadet yapmış gibi sevaba nail olunuyor. Peygamberimiz (a.s) hadislerde böyle buyuruyor. Bu gecede yapılan “La ilahe İllallah” demek “Bismillahirrahmanirrahim” demek diğer şeyleri yapmak çok kıymetli ve faziletli inşallah. Bu gecenin faziletini insanoğlu bilirse bütün işini gücünü Cenabı Hakka doğru yönlendirirse ahiret aleminde insanoğlunun yapmış olduğu ibadetlere ihtiyacı olacak. 10 gecede 1 inci gecesi gibi, kurban gününe kadar olan zaman çok önemli çok kutsal mübarek gecelerdir. 10 uncu günde kurban etiyle açmak bayram namazından geldikten sonra bu da çok kıymetli, bu zaman zarfında kurbana kadar traş olmamak, tırnak kesmemek gibi belli şeyler var. Onları da kurbanla beraber kesilmesi gerektiği hadislerle bildiriliyor. (Allah kabul etsin.)

15-NURU ŞEMS kategorisinde yayınlandı. ZİLHİCCE AYININ İLK 10 GÜNÜ VE FAZİLETİ (12 AĞUSTOS PAZAR) için yorumlar kapalı

Yeni hükümetimiz ve kabinemiz milletimiz ve insanlık için hayırlara vesile olsun.

Yeni hükümetimiz ve kabinemiz milletimiz ve insanlık için hayırlara vesile olsun. Yeni başkanımız ve Bakanlarımıza başarılar diliyoruz.

Cumhurbaşkanımızın açılış konuşmasındaki duası

Bizleri bugünlere eriştiren Rabbime sonsuz hamdu senalar olsun.
Rabbim çıktığımız bu kutlu yolculukta ayaklarımızı doğruluk üzerine sabit kıl.
Rabbim gögsümüzü genişlet.
Hayır işlerimizi kolaylaştır.
Bugün Rabbimize ve onun yarattıklarına yani halka hizmet için bir güzel yolculuğa hazırlanıyoruz.
Ya Rabb bizi kibirden muhafaza eyle.
Ya Rabb bizi hasetten muhafaza eyle.
Ya Rabb bizi haksızlıktan, adaletsizlikten, zulümden beri eyle.
Allahım bizi ailemizi bütün yol arkadaşlarımızı, yolların tuzaklarından koru. Sen ki herşeye gücü yetensin. Bu mubarek günde dileğimiz odur ki, bu milleti bir kez daha zaferle müjdele Ya Rabbi.
Bugün çıktığımız kutlu yolculuğu Türkiye için, milletimiz için, insanlık için hayırlara vesile eyle Ya Rabb.
Allahım yalnız senden yardım dileriz. Rabbim bizi doğru yola kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet.
Amin amin amin
Başkanımız Receb Tayyip Erdoğan

....... kategorisinde yayınlandı. Yeni hükümetimiz ve kabinemiz milletimiz ve insanlık için hayırlara vesile olsun. için yorumlar kapalı

Türkiye – 24 Haziran 2018

Yeni hükümet sistemimiz Türkiyemizi en güzel yarınlara ulaştırmasını alemlerin Rabbi olan Allahımızdan niyaz ediyoruz. Tüm İslam Dünyası, milletimiz ve insanlık için hayırlara vesile olsun inşallah.

NURUSEMS Ailesi

15-NURU ŞEMS kategorisinde yayınlandı. Türkiye – 24 Haziran 2018 için yorumlar kapalı

Babalar Gününüz Kutlu Olsun

En büyük babamız olan Hz. Adem’den Hz. Muhammed (sav) kadar olan peygamber aleyhisselamların, ashablarınının, velilerin, evliyaullahların, şehit ve gazi babalarının günü kutlu olsun.

15-NURU ŞEMS kategorisinde yayınlandı. Babalar Gününüz Kutlu Olsun için yorumlar kapalı

Ramazan Bayramı (15-16-17 Haziran)


Ramazan-ı Şerif’ten sonraki şevval ayında oruç tutmak öteden beri sevimli bir adet olarak gelmiştir.

Bir ay boyunca oruca alışmış olan insanlar, şevval ayında da altı gün oruç tutmaya büyük bir ilgi göstermiş, hatta teravih gibi sıcak bir ilgiyle şevval ayı orucunu sürdüre gelmişlerdir… Elbette bu sıcak ilgi sebepsiz değildir. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri, şevval ayı orucunun bir sene oruç tutmuş gibi sevaba vesile olacağını duyurmuş, bu yüzden de bir ay Ramazan orucu tutanlar, şevvalde altı gün oruç tutmakla bütün seneyi oruçlu geçirmiş olma sevabını kaçırmak istememişlerdir. Bu konudaki hadisi ve yorumunu şöyle ifade edebiliriz:

“Kim oruçla geçirdiği Ramazan ayından sonraki şevvâl ayında altı gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur!.”

Demek ki, bir aylık Ramazan orucundan sonra şevvâlde de altı gün oruç tutarak orucunu otuz altıya çıkaran kimse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap almaktadır.

Âlimlerimiz, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi sevap almanın izahını şöyle yapmaktalar:

Ramazan boyunca oruç tutan insan her orucuna on sevap almışsa yekûnu üç yüz eder. Şevvâl ayında tuttuğu altı orucuna da onardan altmış sevap alınca, eder üç yüz altmış. Yani bir sene.. Dolayısıyla hadîsin işaret ettiği sırra nâil olur. Bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi mânevî kazanç elde edebilir..

Aslında bu gibi mânevî konularda esas olan, o işi ihlasla yapmak, büyük bir gönül arzusu ile talip olmak mühimdir. Bâzen öyle oruçlar olur ki, tutanın gönlünde beslediği derin ve sâfî ihlas yüzünden 360 gün değil, belki 360 senelik nâfile oruç sevabını alabilir.. İhlas ile kim ne isterse Rabbimiz onu verebilir. Bu bir niyet ve yorum meselesidir.

Tıpkı yolun kenarına uzaklardan bir taşı yuvarlayarak güç bela getirip yerleştiren adamla, bu taşı oradan aynı güçlükle uzaklaştıran bir başka adamın niyeti ve yorumu gibi.

Biri düşünmüş ki:

– Bu çölün ortasında yaşlı bir adam yolda giderken bineğine binmek istese, üzerine çıkıp da hayvana binebileceği yüksek bir yer yoktur. Öyle ise şu taşı yuvarlayıp yolun kenarına getireyim de, yolda gitmekte olan yaşlı ve çocuklar hayvanlarına binmek istediklerinde taşın üstüne çıkıp bineklerinin üzerine kolayca atlasınlar, sevabı da bana olsun. Adamın bu hâlis niyetine bakan Rabbimiz ondan razı olmuş, istediği sevabı ihsan eylemiş.

Böyle güzel niyetle getirilen taşı oradan öfke ile yuvarlayıp uzaklaştıran adam ise şöyle düşünmüş:

– Bu taşı buraya getiren kimse ne kadar da yanlış bir iş yapmış. Hiç düşünmemiş ki, gözleri görmeyenler, karanlıkta fark edemeyenler taşa takılıp yere düşerler. Şu taşı buradan uzaklaştırayım da kimse takılıp yere düşmesin, sevabı da bana olsun. ..

İşte bu adam da taşı buradan uzaklaştırdığından dolayı Allah rızasını kazanmış, ümit ettiği sevaba nail olmuş.. Her ikisinde de niyet hâlis, yorum makul…

Biz de sâfi bir niyetle altı gün orucumuzu tutarsak, belki Rabbimiz bu niyetimize, bu bağlılığımıza bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaplar ihsan edebilir, hatâlarımızı affedebilir.. Rabbimizin hudutsuz rahmetine kimse sınır çizemez. Kimse kendi cimriliğini O’ na da şâmil kılamaz.

Bu orucun arka arkaya olması şart değildir. Şevvâl ayı içinde olması yeterlidir.

Bir de Ramazan içinde tutulamayan oruçlar varsa, önce o borç olanı tutmak da makul ve meşru olur. Bir an önce borçtan kurtulmayı düşünmek elbette çok yerindedir. Ancak borcu sonra da tutabilirim diye de düşünebilir.. Bu bir tercih meselesidir. Her ikisi de caizdir.

Bir diğer husus da, şevval ayında iki bayram arası nikah yapılmaz iddiası vardır ki, artık bu batıl iddia etkisini kaybetmektedir. Çünkü Aişe validemizin nikahı şevvalde olmuş, yani iki bayram arasında yapılmış, ne uğursuzluk, ne de bir başka dinî yasak söz konusu olmuştur. Bu yanlış yorum şuradan da beslenmiş olabilir. Şayet bayram cuma gününe rastlarsa, bayram namazı ile cuma namazı arası iki bayram namazı arasıdır. Böylesine dar bir vakte nikahı sıkıştırmayın, iki bayram namazının dışında yapın nikahınızı, tavsiyesini, Ramazan ve Kurban Bayramı arası gibi geniş zamana yayanlar, böyle bir yanlış anlamaya sebep olmuşlardır, diye de düşünülebilir.


Hayat-ı Şerifleri kategorisinde yayınlandı. Ramazan Bayramı (15-16-17 Haziran) için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: