Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe

1. DERECE: YAKAZA (Uyanık Olma Hali)

Hak Teâlâ bir hadis-i kudsî’sinde Davud (as)’a hitaben şöyle buyurdu:

“Ey Davud! Uyanık ol… Din kardeşine karşı yumuşak davran. Sana, benim isteğim doğrultusunda itaat etmeyene ve seninle muvafık olmayana dost olma. Çünkü o senin düşmanındır.”

Buradaki yakazadan (uyanıklıktan) murad, gaflet uykusundan kurtulmaktır. Ve cehaletten berî olmaktır.

Salike evvela lâzım olan şey; gaflet uykusundan uyanması ve Hak için, onun rızası doğrultusunda kıyama kalkmasıdır. Nitekim Allah-u Teâlâ Habibine hitaben şöyle buyurmuştur:

“Ey Muhammed! Sen onlara şöyle de: ‘Size birtek öğüdüm var. İkişer ikişer ve teker teker Allah’a yönelin. Sonra düşünün. Arkadaşınızda delilikten hiç bir eser yoktur. O, şiddetli bir azabın gelip çatmasından önce sizi uyaran bir peygamberden başka birşey değildir.” (Sebe, 46)

Şurası hiç şüphesiz ki, insan, fıtratı icabı gaflet uykusuna ve bunun muktezası olarak da cehalete daha fazla meyyaldir.

Canımız Hak ile uyanık olmazsa

uyanıklık bizim için iki dağ arasındaki boğaz ve geçit gibidir.

Resulullah efendimiz(sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardı: “insanlar uykudadır. Öldükleri zaman uyanırlar.” Yani, insanlar ekseriya gaflet uykusudadırlar. Ve dinin emirlerini her dem uyanık olarak huzur-u kalb ile yeri ne getiremezler. Bir kimsenin kalbi ve ruhu uyanık ve bilgili olursa, o zahiren (görünürde) uyuşa bile, o ehl-i tahkikin nazarında uyanıktır. Ve ona uyuyor denilmez. Zira onun uyuması, Hz. Peygamberin uyuması gibidir. Nitekim Hz. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Benim gözlerim uyusa bile kalbim ve ruhum Rabbimden haberdar ve uyanıktır.” Ruhun ve kalbin bîdar (uyanık) olması ve bu uyanıklığın istikrarlı olarak devam etmesi için bir üstad’a ihtiyaç vardır. Onun va’z ve nasihatleri talip olan salikin ruhî melekelerini geliştirir. Bu gelişmelerle beraber kalbî inkişaflar zuhur eder. Bu zuhurlar saliki daima uyanık tutar. Bu sayede, salik, hangi derecede ve makamda olduğunu anlamakta güçlük çekmez. Hangi mertebede olduğunu müşahede etmesi onun aynı zamanda neye ihtiyacı olduğunu ve eksiğini nasıl kapatması gerektiğini ihsas eder. Uyanıklı ğın en makbulü, sâlikin nefsine ait fesâid ve mâsiyetleri görmesi ve onları izâle etmeye çalışması hususundaki uyanıklığıdır. Ve akabinde tevbe ve istiğfara koşabilme isteğidir.

Yolun Mertebeleri kategorisinde yayınlandı. Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe için yorumlar kapalı

KAMER SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


1 – KIYAMET SAATİ YAKLAŞTI, AY YARILDI.

2 – BİR MUCİZE GÖRSELER HEMEN YÜZ ÇEVİRİRLER VE “SÜREGELEN BİR BÜYÜDÜR” DERLER.

3 – YALANLADILAR, NEFİSLERİNİN ARZULARINA UYDULAR. HALBUKİ HER İŞ YERİNİ BULACAKTIR.

4 – ANDOLSUN Kİ ONLARA (KÖTÜLÜKTEN) VAZGEÇİRECEK NİCE ÖNEMLİ HABERLER GELMİŞTİR.

5 – BUNLAR ÜSTÜN BİR HİKMETTİR FAKAT UYARILAR FAYDA VERMİYOR.

6 – SEN DE ONLARDAN YÜZ ÇEVİR Kİ, O GÜN ÇAĞIRICI, GÖRÜLMEDİK MÜTHİŞ BİR ŞEYE ÇAĞIRIR.

7 – GÖZLERİ DÜŞKÜN DÜŞKÜN (ZELİL VE HAKİR) KABİRLERİNDEN ÇIKARLAR, SANKİ YAYILAN ÇEKİRGELER GİBİDİRLER.

8 – O ÇAĞIRANA KOŞARAK, KÂFİRLER: “BU ÇETİN BİR GÜNDÜR.” DERLER.

9 – ONLARDAN ÖNCE NUH’UN KAVMİ DE YALANLAMIŞTI. KULUMUZU YALANLADILAR VE: “CİNLENMİŞTİR.” DEDİLER. VE (NUH DAVETTEN VAZGEÇMEYE) ZORLANDI.

10 – BUNUN ÜZERİNE RABBİNE: “BEN YENİK DÜŞTÜM, BANA YARDIM ET!” DİYEREK YALVARDI.

11 – BİZ DE BOŞALAN BİR SU İLE GÖĞÜN KAPILARINI AÇTIK.

12 – YERİ DE KAYNAKLAR HALİNDE FIŞKIRTTIK, DERKEN SULAR TAKDİR EDİLMİŞ BİR İŞ İÇİN BİRLEŞTİ.

13 – NUH’U DA TAHTALARDAN YAPILMIŞ, ÇİVİLERLE (ÇAKILMIŞ GEMİ) ÜZERİNDE TAŞIDIK.

14 – NANKÖRLÜK EDİLEN (KULUMUZ)E BİR MÜKAFAT OLMAK ÜZERE (GEMİ), GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE AKIP GİDİYORDU.

15 – BUNU BİR İBRET OLARAK BIRAKTIK, İBRET ALAN YOK MUDUR?

16 – BENİM AZABIM VE UYARILARIM NASILMIŞ (GÖRSÜNLER)

17 – ANDOLSUN BİZ KUR’ÂN’I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

18 – ÂD (KAVMİ) DA YALANLADI, AZABIM VE UYARILARIM NASIL OLDU?

19 – BİZ ONLARIN ÜSTÜNE, UĞURSUZLUĞU DEVAM EDEN BİR GÜNDE DONDURUCU BİR RÜZGAR GÖNDERDİK.

20 – (O RÜZGAR) İNSANLARI, SÖKÜLMÜŞ HURMA KÜTÜKLERİ GİBİ YERE SERİYORDU.

21 – NASILMIŞ BENİM AZABIM VE UYARIM?

22 – ANDOLSUN BİZ KUR’ÂN’I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

23 – SEMÛD DA O UYARILARI YALANLADILAR.

24 – “BİZDEN BİR İNSANA MI UYACAĞIZ? O TAKDİRDE BİZ APAÇIK BİR SAPIKLIK VE ÇILGINLIK İÇİNE DÜŞMÜŞ OLURUZ.” DEDİLER.

25 – “ZİKİR, ARAMIZDAN ONA MI BIRAKILDI? HAYIR O, YALANCI, KÜSTAHIN BİRİDİR” (DEDİLER).

26 – YARIN ONLAR, YALANCI, KÜSTAHIN KİM OLDUĞUNU BİLECEKLER.

27 – BİZ ONLARA, KENDİLERİNİ İMTİHAN ETMEK İÇİN DİŞİ DEVEYİ GÖNDERECEĞİZ. ONUN İÇİN SEN ONLARI GÖZET VE SABIRLI OL.

28 – ONLARA SUYUN ARALARINDA PAYLAŞTIRILACAĞINI HABER VER; HER İÇENE DÜŞEN MİKTAR, HAZIR KILINMIŞTIR.

29 – BUNUN ÜZERİNE ARKADAŞLARINA BAĞIRDILAR. O DA (BIÇAĞI) ÇEKEREK (DEVEYİ) KESTİ.

30 – AMA AZABIM VE UYARILARIM NASIL OLDU.

31 – BİZ ONLARIN ÜZERİNE TEK SAYHA (KORKUNÇ BİR SES) GÖNDERDİK; AĞILCININ TOPLADIĞI ÇALI ÇIRPI KIRINTILARI GİBİ KIRILIP DÖKÜLÜVERDİLER.

32 – ANDOLSUN BİZ KUR’ÂN’I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

33 – LÛT KAVMİ DE UYARILARI YALANLADI.

34 – BİZ DE ONLARIN ÜZERLERİNE (TAŞLAR SAVURAN) BİR FIRTINA GÖNDERDİK. YALNIZ LÛT AİLESİNİ SEHER VAKTİ KURTARDIK,

35 – KATIMIZDAN BİR NİMET OLARAK. BİZ ŞÜKREDENİ BÖYLE MÜKAFATLANDIRIRIZ.

36 – (LÛT), ONLARI BİZİM YAKALAMAMIZA KARŞI UYARMIŞTI. FAKAT İKAZLARA KARŞI KUŞKU DUYDULAR,

37 – ONUN KONUKLARINDAN MURAD ALMAYA KALKIŞTILAR. BİZ DE GÖZLERİNİ SİLİVERDİK. “HAYDİ AZABIMI VE UYARILARIMI TADIN!” (DEDİK).

38 – SABAH ERKEN, ONLARI KARARLI BİR AZAB YAKALADI.

39 – “AZABIMI VE UYARILARIMI TADIN!” (DEDİK).

40 – ANDOLSUN BİZ KUR’ÂN’I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

41 – ŞÜPHESİZ FİRAVUN AİLESİNE DE UYARICI PEYGAMBERLER GELDİ.

42 – LAKİN ONLAR BÜTÜN ÂYETLERİMİZİ YALANLADILAR. BİZ DE ONLARI ÇOK KUVVETLİ VE KUDRETLİ BİR YAKALAYIŞLA YAKALADIK. BU KISSALARDAN HİSSEYE GELİNCE;

43 – ŞİMDİ SİZİN KÂFİRLERİNİZ, ONLARDAN HAYIRLI MI? YOKSA KİTAPLARDA SİZİN İÇİN BİR BERAET Mİ VAR?

44 – YOKSA “BİZ BİRBİRİMİZE YARDIM EDEN BİR TOPLULUĞUZ.” MU DİYORLAR?

45 – HER HALDE O TOPLULUK BOZULACAK VE GERİYE DÖNÜP KAÇACAKLARDIR.

46 – BİLAKİS KIYAMET ONLARA VAAD EDİLEN ASIL SAATTİR. SAAT CİDDEN ÇOK FECİ VE ACIDIR.

47 – MUHAKKAK Kİ SUÇLULAR SAPIKLIK VE ÇILGINLIK İÇİNDEDİRLER.

48 – O GÜN YÜZLERİ ÜSTÜ ATEŞTE SÜRÜKLENECEKLER, “CEHENNEMİN DOKUNUŞUNU TADIN!” (DENİLECEK).

49 – HABERİNİZ OLSUN Kİ, BİZ HER ŞEYİ BİR KADERE GÖRE YARATTIK.

50 – BUYRUĞUMUZ YALNIZ BİR TEKDİR, GÖZ AÇIP YUMMA GİBİDİR.

51 – ANDOLSUN BİZ, SİZİN BENZERLERİNİZİ HEP HELAK ETTİK. ÖĞÜT ALAN YOK MUDUR?

52 – İŞLEDİKLERİ HER ŞEY, KİTAPLARDA MEVCUTTUR.

53 – KÜÇÜK, BÜYÜK HEPSİ SATIR SATIR YAZILMIŞTIR.

54 – TAKVA SAHİPLERİ CENNETLERDE, NUR İÇİNDEDİRLER.

55 – GÜÇLÜ PADİŞAHIN HUZURUNDA DOĞRULUK KOLTUKLARINDADIRLAR.

(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)

Genel kategorisinde yayınlandı. KAMER SURESİ için yorumlar kapalı

YÂ SÎN SURESİ

BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM
1.
YÂ SÎN.
2, 3, 4.
(EY MUHAMMED!) HİKMET DOLU KUR’AN’A ANDOLSUN Kİ SEN ELBETTE DOSDOĞRU BİR YOL ÜZERE (PEYGAMBER) GÖNDERİLENLERDENSİN.
5, 6.
KUR’AN, ATALARI UYARILMAMIŞ, BU YÜZDEN DE GAFLET İÇİNDE OLAN BİR KAVMİ UYARMAN İÇİN MUTLAK GÜÇ SAHİBİ, ÇOK MERHAMETLİ ALLAH TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR.
7.
ANDOLSUN, ONLARIN ÇOĞU ÜZERİNE O SÖZ (AZAP) HAK OLMUŞTUR. ARTIK ONLAR İMAN ETMEZLER.
8.
ONLARIN BOYUNLARINA DEMİR HALKALAR GEÇİRDİK, O HALKALAR ÇENELERİNE DAYANMIŞTIR. BU SEBEPLE KAFALARI YUKARIYA KALKIK DURUMDADIR.
9.
BİZ ONLARIN ÖNLERİNE BİR SET, ARKALARINA DA BİR SET ÇEKİP GÖZLERİNİ PERDELEDİK. ARTIK GÖRMEZLER.
10.
ONLARI UYARSAN DA, UYARMASAN DA ONLAR İÇİN BİRDİR, İNANMAZLAR.
11.
SEN ANCAK ZİKR’E (KUR’AN’A) UYANI VE GÖRMEDİĞİ HALDE RAHMÂN’DAN KORKAN KİMSEYİ UYARIRSIN. İŞTE ONU BİR BAĞIŞLANMA VE GÜZEL BİR MÜKAFATLA MÜJDELE.
12.
ŞÜPHESİZ BİZ, ÖLÜLERİ MUTLAKA DİRİLTİRİZ. ONLARIN YAPTIKLARINI VE BIRAKTIKLARI ESERLERİNİ YAZARIZ. BİZ HER ŞEYİ APAÇIK BİR KİTAPTA (LEVH-İ MAHFUZ’DA) BİR BİR KAYDETMİŞİZDİR.
13.
(EY MUHAMMED!) ONLARA, O MEMLEKET HALKINI ÖRNEK VER. HANİ ORAYA ELÇİLER GELMİŞTİ.
14.
HANİ BİZ ONLARA İKİ ELÇİ GÖNDERMİŞTİK DE ONLARI YALANCI SAYMIŞLARDI. BİZ DE ONLARA ÜÇÜNCÜ BİR ELÇİ İLE DESTEK VERMİŞTİK. ONLAR, “ŞÜPHESİZ BİZ SİZE GÖNDERİLMİŞ ELÇİLERİZ” DEDİLER.
15.
ONLAR ŞÖYLE DEDİLER: “SİZ DE ANCAK BİZİM GİBİ İNSANSINIZ. RAHMÂN HİÇBİR ŞEY İNDİRMEMİŞTİR. SİZ SADECE YALAN SÖYLÜYORSUNUZ.”
16.
(ELÇİLER İSE) ŞÖYLE DEDİLER: “BİZİM GERÇEKTEN SİZE GÖNDERİLMİŞ ELÇİLER OLDUĞUMUZU RABBİMİZ BİLİYOR.”
17.
“BİZE DÜŞEN ANCAK APAÇIK BİR TEBLİĞDİR.”
18.
DEDİLER Kİ: “ŞÜPHESİZ BİZ SİZİN YÜZÜNÜZDEN UĞURSUZLUĞA UĞRADIK. EĞER VAZGEÇMEZSENİZ SİZİ MUTLAKA TAŞLARIZ VE BİZİM TARAFIMIZDAN SİZE ELEM DOLU BİR AZAP DOKUNUR.”
19.
ELÇİLER DE, “UĞURSUZLUĞUNUZ KENDİNİZDENDİR. SİZE ÖĞÜT VERİLDİĞİ İÇİN Mİ (UĞURSUZLUĞA UĞRUYORSUNUZ?). HAYIR, SİZ AŞIRI GİDEN BİR KAVİMSİNİZ” DEDİLER.
20.
ŞEHRİN ÖBÜR UCUNDAN BİR ADAM KOŞARAK GELDİ VE ŞÖYLE DEDİ: “EY KAVMİM! BU ELÇİLERE UYUN.”
21.
“SİZDEN HİÇBİR ÜCRET İSTEMEYEN KİMSELERE UYUN, ONLAR HİDAYETE ERDİRİLMİŞ KİMSELERDİR.”
22.
“HEM BEN, NE DİYE BENİ YARATANA KULLUK ETMEYEYİM. OYSA SİZ DE YALNIZCA ONA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ.”
23.
“ONU BIRAKIP DA BAŞKA İLAHLAR MI EDİNEYİM? EĞER RAHMÂN BANA BİR ZARAR VERMEK İSTESE, ONLARIN ŞEFAATİ BANA HİÇBİR FAYDA SAĞLAMAZ VE BENİ KURTARAMAZLAR.”
24.
“O TAKTİRDE BEN MUTLAKA AÇIK BİR SAPIKLIK İÇİNDE OLURUM.”
25.
“ŞÜPHESİZ BEN SİZİN RABBİNİZE İNANDIM. GELİN, BENİ DİNLEYİN!”
26, 27.
(KAVMİ ONU ÖLDÜRDÜĞÜNDE KENDİSİNE): “CENNETE GİR!” DENİLDİ. O DA, “KEŞKE KAVMİM, RABBİMİN BENİ BAĞIŞLADIĞINI VE BENİ İKRAM EDİLENLERDEN KILDIĞINI BİLSEYDİ!” DEDİ.
28.
KENDİSİNDEN SONRA KAVMİ ÜZERİNE (ONLARI CEZALANDIRMAK İÇİN) GÖKTEN HİÇBİR ORDU İNDİRMEDİK. İNDİRECEK DE DEĞİLDİK.
29.
SADECE KORKUNÇ BİR SES OLDU. BİR ANDA SÖNÜP GİTTİLER.
30.
YAZIK O KULLARA! KENDİLERİNE BİR PEYGAMBER GELMEZDİ Kİ, ONUNLA ALAY EDİYOR OLMASINLAR.
31.
KENDİLERİNDEN ÖNCE NİCE NESİLLERİ HELAK ETTİĞİMİZİ; ONLARIN ARTIK KENDİLERİNE DÖNMEYECEKLERİNİ GÖRMEDİLER Mİ?
32.
ONLARIN HEPSİ DE MUTLAKA TOPLANIP (HESAP İÇİN) HUZURUMUZA ÇIKARILACAKLARDIR.
33.
ÖLÜ TOPRAK ONLAR İÇİN BİR DELİLDİR. BİZ ONU DİRİLTİR VE ONDAN TANELER ÇIKARIRIZ DA ONLARDAN YERLER
34, 35.
MEYVELERİNDEN YESİNLER DİYE BİZ ORADA HURMALIKLAR, ÜZÜM BAĞLARI VAR ETTİK VE İÇLERİNDE PINARLAR FIŞKIRTTIK. BUNLARI ONLARIN ELLERİ YAPMIŞ DEĞİLDİR. HÂLÂ ŞÜKRETMEYECEKLER Mİ?
36.
YERİN BİTİRDİĞİ ŞEYLERDEN, İNSANLARIN KENDİLERİNDEN VE (DAHA) BİLEMEDİKLERİ (NİCE) ŞEYLERDEN, BÜTÜN ÇİFTLERİ YARATANIN ŞANI YÜCEDİR.
37.
GECE DE ONLAR İÇİN BİR DELİLDİR. GÜNDÜZÜ ONDAN ÇIKARIRIZ, BİR DE BAKARSIN KARANLIK İÇİNDE KALMIŞLARDIR.
38.
GÜNEŞ DE KENDİ YÖRÜNGESİNDE AKIP GİTMEKTEDİR. BU MUTLAK GÜÇ SAHİBİ, HAKKIYLA BİLEN ALLAH’IN TAKDİRİ(DÜZENLEMESİ)DİR.
39.
AYIN DOLAŞIMI İÇİN DE KONAK YERLERİ (EVRELER) BELİRLEDİK. NİHAYET O, EĞRİLMİŞ KURU HURMA DALI GİBİ OLUR.
40.
NE GÜNEŞ AYA YETİŞEBİLİR, NE DE GECE GÜNDÜZÜ GEÇEBİLİR. HER BİRİ BİR YÖRÜNGEDE YÜZMEKTEDİR.
41.
ONLARIN SOYLARINI DOLU GEMİDE TAŞIMAMIZ DA ONLAR İÇİN BİR DELİLDİR.
42.
BİZ ONLAR İÇİN O GEMİ GİBİ BİNECEKLERİ NİCE ŞEYLER YARATTIK.
43.
BİZ İSTESEK ONLARI SUDA BOĞARIZ DA KENDİLERİ İÇİN NE İMDAT ÇAĞRISI YAPAN OLUR, NE DE KURTARILIRLAR.
44.
ANCAK TARAFIMIZDAN BİR RAHMET OLARAK VE BİR SÜREYE KADAR DAHA YAŞASINLAR DİYE KURTARILIRLAR.
45.
ONLARA, “ÖNÜNÜZDE VE ARKANIZDA OLAN ŞEYLERDEN (DÜNYA VE AHİRETTE GÖRECEĞİNİZ AZAPLARDAN) SAKININ Kİ SİZE MERHAMET EDİLSİN” DENİLDİĞİNDE YÜZ ÇEVİRİRLER.
46.
ONLARA RABLERİNİN ÂYETLERİNDEN BİR ÂYET GELMEZ Kİ ONDAN YÜZ ÇEVİRİYOR OLMASINLAR.
47.
ONLARA, “ALLAH’IN SİZİ RIZIKLANDIRDIĞI ŞEYLERDEN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN” DENİLDİĞİ ZAMAN, İNKAR EDENLER İMAN EDENLERE, “ALLAH’IN, DİLEMİŞ OLSA KENDİLERİNİ DOYURABİLECEĞİ KİMSELERE Mİ YEDİRECEĞİZ? SİZ ANCAK APAÇIK BİR SAPIKLIK İÇİNDESİNİZ” DERLER.
48.
“EĞER DOĞRU SÖYLEYENLERSENİZ BU TEHDİT NE ZAMAN GELECEK?” DİYORLAR.
49.
ONLAR ANCAK, ÇEKİŞİP DURURLARKEN KENDİLERİNİ YAKALAYACAK KORKUNÇ BİR SES BEKLİYORLAR.
50.
ARTIK NE BİRBİRLERİNE TAVSİYEDE BULUNABİLİRLER NE DE AİLELERİNE DÖNEBİLİRLER.
51.
SÛRA ÜFÜRÜLÜR. BİR DE BAKARSIN KABİRLERDEN ÇIKMIŞ RABLERİNE DOĞRU AKIN AKIN GİTMEKTEDİRLER
52.
ŞÖYLE DERLER: “VAY BAŞIMIZA GELENE! KİM BİZİ DİRİLTİP MEZARIMIZDAN ÇIKARDI? BU, RAHMAN’IN VAAD ETTİĞİ ŞEYDİR. PEYGAMBERLER DOĞRU SÖYLEMİŞLER.”
53.
SADECE KORKUNÇ BİR SES OLUR. BİR DE BAKARSIN HEPSİ BİRDEN TOPLANIP HUZURUMUZA ÇIKARILMIŞLARDIR.
54.
O GÜN KİMSEYE, HİÇ Mİ HİÇ ZULMEDİLMEZ. SİZE ANCAK İŞLEMEKTE OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN KARŞILIĞI VERİLİR.
55.
ŞÜPHESİZ CENNETLİKLER O GÜN NİMETLERLE MEŞGULDÜRLER, ZEVK SÜRERLER.
56.
ONLAR VE EŞLERİ GÖLGELERDE KOLTUKLARA YASLANMAKTADIRLAR.
57.
ONLAR İÇİN ORADA MEYVELER VARDIR. ONLAR İÇİN DİLEDİKLERİ HER ŞEY VARDIR.
58.
ÇOK MERHAMETLİ OLAN RAB’DEN BİR SÖZ OLARAK (KENDİLERİNE) “SELAM” (VARDIR).
59.
(ALLAH ŞÖYLE DER:) “EY SUÇLULAR! AYRILIN BU GÜN!”
60, 61.
“EY ADEMOĞULLARI! BEN SİZE, ŞEYTANA KULLUK ETMEYİN. ÇÜNKÜ O SİZİN İÇİN APAÇIK BİR DÜŞMANDIR. BANA KULLUK EDİN. İŞTE BU DOSDOĞRU YOLDUR, DİYE EMRETMEDİM Mİ?”
62.
“ANDOLSUN, O SİZDEN PEK ÇOK NESLİ SAPTIRMIŞTI. HİÇ DÜŞÜNMÜYOR MUYDUNUZ?”
63.
“İŞTE BU, TEHDİT EDİLDİĞİNİZ CEHENNEMDİR.”
64.
“İNKAR ETTİĞİNİZDEN DOLAYI BUGÜN GİRİN ORAYA!”
65.
O GÜN BİZ ONLARIN AĞIZLARINI MÜHÜRLERİZ. ELLERİ BİZE KONUŞUR, AYAKLARI DA KAZANDIKLARINA ŞAHİTLİK EDER.
66.
EĞER DİLESEYDİK ONLARIN GÖZLERİNİ BÜSBÜTÜN KÖR EDERDİK DE (BU HALDE) YOLA KOYULMAK İÇİN DİDİŞİRLERDİ. FAKAT NASIL GÖRECEKLER Kİ?!
67.
YİNE EĞER DİLESEYDİK OLDUKLARI YERDE BAŞKA YARATIKLARA DÖNÜŞTÜRÜRDÜK DE NE İLERİ GİDEBİLİRLER, NE GERİ DÖNEBİLİRLERDİ.
68.
KİME UZUN ÖMÜR VERİRSEK, ONU YARATILIŞ İTİBARİYLE TERSİNE ÇEVİRİRİZ (GÜCÜNÜ AZALTIRIZ). HÂLÂ DÜŞÜNMEYECEKLER Mİ?
69.
BİZ O PEYGAMBER’E ŞİİR ÖĞRETMEDİK. BU ONA YARAŞMAZ DA. O(NA VERDİĞİMİZ) ANCAK BİR ÖĞÜT VE APAÇIK BİR KUR’AN’DIR.
70.
(AKLEN VE FİKREN) DİRİ OLANLARI UYARMASI VE KAFİRLER HAKKINDAKİ O SÖZÜN (AZABIN) GERÇEKLEŞMESİ İÇİN KUR’AN’I İNDİRDİK.
71.
GÖRMEDİLER Mİ Kİ BİZ ONLAR İÇİN, ELLERİMİZİN (KUDRETİMİZİN) ESERİ OLAN HAYVANLAR YARATTIK DA ONLAR BU HAYVANLARA SAHİP OLUYORLAR.
72.
BİZ O HAYVANLARI KENDİLERİNE BOYUN EĞDİRDİK. ONLARDAN BİR KISMI BİNEKLERİDİR, BİR KISMINI DA YERLER.
73.
ONLAR İÇİN BU HAYVANLARDA (DAHA PEK ÇOK) YARARLAR VE İÇECEKLER VARDIR. HÂLÂ ŞÜKRETMEYECEKLER Mİ?
74.
BELKİ KENDİLERİNE YARDIM EDİLİR DİYE ALLAH’I BIRAKIP DA İLAHLAR EDİNDİLER.
75.
ONLAR İLAHLAR İÇİN (HİZMETE) HAZIR ASKER OLDUKLARI HALDE, İLAHLAR ONLARA YARDIM EDEMEZLER.
76.
(EY MUHAMMED!) ARTIK ONLARIN SÖZÜ SENİ ÜZMESİN. ÇÜNKÜ BİZ ONLARIN GİZLEDİKLERİNİ DE AÇIĞA VURDUKLARINI DA BİLİYORUZ.
77.
İNSAN, BİZİM KENDİSİNİ AZ BİR SUDAN (MENİDEN) YARATTIĞIMIZI GÖRMEDİ Mİ Kİ, KALKMIŞ APAÇIK BİR DÜŞMAN KESİLMİŞTİR.
78.
BİR DE KENDİ YARATILIŞINI UNUTARAK BİZE BİR ÖRNEK GETİRDİ. DEDİ Kİ: “ÇÜRÜMÜŞLERKEN KEMİKLERİ KİM DİRİLTECEK?”
79.
DE Kİ: “ONLARI İLK DEFA VAR EDEN DİRİLTECEKTİR. O HER YARATILMIŞI HAKKIYLA BİLENDİR.”
80.
O, SİZİN İÇİN YEŞİL AĞAÇTAN ATEŞ YARATANDIR. ŞİMDİ SİZ ONDAN YAKIP DURUYORSUNUZ.
81.
GÖKLERİ VE YERİ YARATAN ALLAH’IN, ONLARIN BENZERİNİ YARATMAYA GÜCÜ YETMEZ Mİ? EVET YETER. O, HAKKIYLA YARATANDIR, HAKKIYLA BİLENDİR.
82.
BİR ŞEYİ DİLEDİĞİ ZAMAN ONUN EMRİ O ŞEYE ANCAK “OL!” DEMEKTİR. O DA HEMEN OLUVERİR.
83.
HER ŞEYİN HÜKÜMRANLIĞI ELİNDE OLAN ALLAH’IN ŞANI YÜCEDİR! SİZ YALNIZ O’NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ.

Genel kategorisinde yayınlandı. YÂ SÎN SURESİ için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: