Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe

4. DERECE: MUHASEBE

 

 

RESULULLAH EFENDİMİZ (A.S.) BİR HADİS-İ ŞERİFLERİNDE ŞÖYLE BUYURUYORLAR: “HESABA ÇEKİLMEDEN EVVEL, KENDİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ. KIYAMET GÜNÜ AMELLERİNİZ TARTILMADAN, AMELLERİNİZİ TARTINIZ. VE ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ.” AMELLERİNİZİ, AKLINIZIN VE ŞERİATE AİT ÖLÇÜLERİN YARDIMIYLA TARTINIZ. ZİRA BİR ÂYET-İ KERİMEDE; “O GÜN, SEVAP TARTISI AĞIR GELEN, RAZI OLACAĞI BİR HAYAT İÇİNDEDİR. SEVAP TARTISI HAFİF GELENİN İSE, KUCAĞINA SIĞINACAĞI ANASI, BİR UÇURUMDUR.” (KARİA, 6, 7, 8, 9) BUYURULMAKTADIR. AHİRETE MEMNUN VE MESRUR GİTMENİN YOLU, BU DÜNYADA İNSANIN KENDİSİNİ HESABA ÇEKMESİDİR.

 

ŞEYH HAZRETLERİ FÜTUHAT’IN OTUZÜÇÜNCÜ BABINDA ŞÖYLE BUYURUYOR:

 

“BİZİM ŞEYHLERİMİZ, HZ. PEYGAMBERİN; ‘HESABA ÇEKİLMEDEN EVVEL, NEFİSLERİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ’ EMRİNE İMTİSÂLEN, KONUŞTUKLARI VE İŞLEDİKLERİ BÜTÜN AMELLERDEN KENDİLERİNİ HESABA ÇEKERLERDİ. HATTA SÖYLEDİKLEDİKLERİ SÖZLERİ VE YAPTIKLARI İŞLERİ BİR DEFTERE KAYDEDERLERDİ. YATSI NAMAZINI KILDIKTAN SONRA EVLERİNE ÇEKİLİP KENDİLERİNİ MUHASEBE EDERLERDİ. VE DEFTERLERİNİ HAZIR HALE GETİRİRLERDİ. DEFTERE YAZMIŞ OLDUKLARI AMELLERİNİ OKUYARAK MUHASEBE EDERLER, ŞAYET YAPTIKLARI İŞLERDE MÂSİYET MEVCUT İSE TEVBE İSTİĞFAR EDERLER, YOK ŞAYET ŞÜKRÜ GEREKTİRECEK BİR HUSUS VAR İSE ŞÜKREDERLERDİ. O GÜN BU MUHASEBEYİ YAPMADAN UYUMAZLARDI.”

 

VE ŞEYH HAZRETLERİ DEVAMEN ŞÖYLE DEDİ:

“BEN BÜTÜN BU SIFATLARI KENDİSİNDE TAŞIYAN İKİ KİMSEYLE KARŞILAŞTIM. BİRİ ABDULLAH BİN MÜCAHİD, DİĞERİ İSE ABDULLAH BİN KASIM İDİ. BUNLAR BU MAKAMA SAHİP İDİLER. VE BUNLAR TEVBE EDENLERİN KUTBUYDU ÂDETA.”

 

EY HAK TALİBİ OLAN KİMSE, İŞTE HAKİKÎ MUHASEBE EDENLER, BU İTİNAYI VE İHTİMAMI GÖSTERMİŞLERDİR. EN BÜYÜK SERMAYESİ OLAN ÖMRÜNÜ BOŞ İŞLERLE DOLDURAN NE BÜYÜK ZARARDADIR BİR DÜŞÜN… ONUN SONU HÜSRANDIR. HAKK’IN HUZURUNDA REZİL OLMAKTIR.

 

NİTEKİM, HASAN BİN ALİ’DEN, HZ. AİŞE (ANHA)‘DAN VE HASAN-I BASRÎ’DEN RİVAYET EDİLEN BİR HADİS-İ ŞERİFTE RESULULLAH EFENDİMİZ(A.S.) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:

“KİM, İKİ GÜNÜ BİRBİRİNE EŞİTSE ZARARDADIR. KİMİN GÜNÜ DÜNÜNE GÖRE, KÖTÜLÜKLE GEÇİYORSA O MAHRUM OLANLARDANDIR. KİMİN GÜNÜ DE ZİYADESİZ GEÇERSE O APAÇIK BİR NOKSANLIK İÇERİSİNDEDİR. BU HALİYLE ÖLÜM ONA DAHA HAYIRLIDIR.”

 

AHMED DEDİ Kİ:

İKİ GÜNÜ BİR OLAN KİMSE ALDANMIŞTIR VE ŞÜPHEYE KAPILMIŞTIR. YAKÎNSİZ KİMSE APTALLIK İÇİNDE YAŞAR. BOŞ TORBA GİBİ İÇİ HAVAYLA DOLU OLUR. BU KAPIYI REDDEDEN CEHENNEM’E DOĞRU GİDER; YANGIN VE İZDİ RAP İÇİNDE KALIR.

 

İBNÜ’L-ATA HAZRETLERİ ŞÖYLE DEDİ:

“ALLAH’IN DAHİL OLMADIĞI HİÇ BİR VAKİT VE SANİYE YOKTUR. ÖYLEYSE HER VAKİT YENİDEN ALLAH’I MÜŞAHEDE ET.”

 

ALLAH’I MÜŞAHEDE ETMENİN YOLU ZAHİRÎ VE BÂTINÎ İBADETLERİ YERİNE GETİRMEKLE OLUR. ZAHİRÎ İBADETLER; NAMAZ, ORUÇ VS. BÂTINÎ İBADETLER İSE MÜNACAAT, TEVCÎHÂT VE TECELLİYÂT VE VARİDATTIR. HER VAKİT İÇİN BİR İBADET VAZ’EDİLMİŞTİR. VE İBADETLERİN VAKTİNDE EDA EDİLMESİ, HASSASİYETLE YAPILMASI GEREKEN BİR HUSUSTUR. ŞAYET BİR İBADETİ ZAMANINDA YAPAMAMIŞSAN, ONU DİĞER BİR VAKİTTE KAZA ETMEN LAZIMDIR. NAKLEDİLDİĞİNE GÖRE BİRGÜN CÜNEYD HAZRETLERİ HÜZÜNLÜ BİR VAZİYETTEYDİ. MÜRİDLERDEN BİRİ ONUN MAHZUN OLMASININ SEBEBİNİ MERAK EDEREK NİÇİN HÜZÜNLÜ OLDUĞUNU SORDU. CÜNEYD HAZRETLERİ CEVABEN ŞÖYLE BUYURDU: “EVRAD VAKTİM GEÇTİ ONUN İÇİN HÜZÜNLÜYÜM.” ARKADAŞI ONA ŞÖYLE DEDİ: “O HALDE KAZA ET.” CÜNEYD HAZRETLERİ, “NASIL KAZA EDEBİLİRİM. HER VAKTİN TASARRUFU VE FAİDESİ O VAKTE AİTTİR.” CÜNEYD HAZRETLERİNİN BU SÖZÜ İBADETİ VE VİRDİ ZAMANINDA EDA ETMENİN HASSASLIĞINI VE GEÇMİŞ ZAMANDAN DAHA EHEMMİYETLİ OLDUĞUNU İFADE EDER. ZAMANINDA EDA EDİLMEYEN VİRD KAMİL OLANLARDA CİDDİ BİR EKSİKLİK HUSULE GETİRİR. ÇÜNKÜ VİRDİ OLMAYANIN EVRADI OLMAZ, İBN-İ ATA HAZRETLERİ ŞÖYLE BUYURUYOR:

 

“VİRDİ HAKİR GÖRÜP ONU BIRAKMAK, DALAVERE VE SAHTEKÂRLIKTAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR. VEYA VİRDİ BİRTAKIM HİLELERDE KULLANMAK İSTİDRACTIR. İSTİDRAC İSE HİLE YOLUYLA İNSANLARA BİR KISIM HAYALİ GÖZ BOYAMA HADİSELERİ SERGİLEMEKTİR. ZAHİRDEKİ BU MUVAFFAKİYET GİBİ GÖZÜKEN GÖZ BOYAMACILIK EKSERİYETİ VİRDDEN YÜZ ÇEVİRTİR. VE İBADETLERDE TEMBELLİĞE YOL AÇAR. İSTİDRAC SAYESİNDE KEMALE ERDİĞİNİ ZANNEDENLER İBADET VE TAATİ DE BIRAKIRLAR.”

 

MEVLÂNÂ HAZRETLERİ MESNEVÎ’SİNDE ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:

KENDİSİNİ HER KONAKTA

SOFRA BAŞINA VARACAK SANMAYAN KİŞİYE KUL OLAYIM.

ADAMIN, BİR GÜN EVİNE VARABİLMESİ İÇİN

BİRÇOK KONAKLARI TERKETMESİ LAZIMDIR.

KİM KENDİ NOKSANINI GÖRÜP ANLARSA,

YEDEĞİNDE DOKUZ AT OLDUĞU HALDE TEKEMMÜL YOLUNDA KOŞAR.

KENDİSİNİ KÂMİL SANAN, ULULUK SAHİBİ

ALLAH’IN YOLUNDA UÇAMAZ.

EY MAĞRUR VE SAPIK!

CANINDA KENDİNİ KÂMİL SANMAKTAN DAHA

BETER BİR İLLET OLAMAZ.

SENDEN BU KENDİNİ BEĞENME İLLETİ

DEFOLUNCAYA KADAR GÖNLÜNDEN DE

ÇOK KAN AKAR, GÖZÜNDEN DE!

 

BU İSTİDRÂCIN ASLI, HAYAL VE NEFSANÎ AHVALE İTİMAD VE HEVÂ VE HEVESE UYMAKLA OLUR. SANA GEREKEN İSE HEVÂ VE HEVESLERİNİN ESİRİ OLUP O GÜZELİM ÖMRÜNÜ HEDER ETMEMENDİR. ZİRA ÖMÜRDE KAÇIRILAN FIRSATLAR VE KIYMETLİ VAKİTLER TEKRAR GERİ DÖNMEZ. GÜZEL VAKİTLERİN KIYMETİNİ İSE HİÇBİR ŞEY ÖDEYEMEZ. CÜNEYD HAZRETLERİ BU MEVZUDA ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:

“KAYBOLAN VAKTİN DEĞERİNİ HİÇBİR ŞEY KARŞILAYAMAZ. VE VAKİTTEN DAHA AZİZ BİRŞEY YOKTUR.”

 

BU MEVZUA MÜNASİP OLARAK MESNEVÎ’DE ŞÖYLE GEÇMEKTEDİR:

“BİRGÜN MEVLÂNÂ HAZRETLERİ MECLİSTE SAKİN BİR VAZİYETTE OTURUYORLARDI. İNSANLARDAN BİRİSİ MECLİSTEKİ SÜKÛTU BOZMAK İÇİN LAFA GİRDİ; ‘SULTANIM, BUGÜN ŞEHRE ŞEVKETLİ BİR PAŞA HAZRETLERİ GELDİ. VE FİLAN BEYE, SULTAN ALAADDİN BÜYÜK BİR BEYLİK YETKİSİ VERİP GİTTİ.’ BUNUN ÜZERİNE HZ. MEVLÂNÂ ŞÖYLE BUYURDULAR:

ÖKÜZ GELMİŞ, EŞEK GİTMİŞ.

BİZE NE BU HİKÂYEDEN?

AMAN HA, ÖMÜR ÇOK AZİZDİR.

BU ARBEDEDEN KURTUL DA GEL.

 

ŞEYH HAZRETLERİ FÜTUHAT’IN 92. BABINDA ŞÖYLE BUYURUYOR: BİZİM YARANIMIZDAN BAZILARI SEYAHATLERİ ESNASINDA BAZI ABDALLARLA KARŞILAŞIYORLARMIŞ. KARŞILAŞTIKLARI BU ŞAHISLAR BULUNDUKLARI YERİN FISK-I FÜCURA AİT AHVALİNİ BİR BİR ANLATIYORLARMIŞ İHVANIMIZA. BUNUNLA DA KALMAYIP BAŞLARINDA BULUNAN HÜKÜMDARIN YÖNETİMDEKİ KUSURLARINI ANLATMIŞLAR. BUNUN ÜZERİNE İHVANIMIZDAN VELÎ OLAN BİRİSİ KIZARAK ŞÖYLE DEMİŞ: “EFENDİYLE TEBÂSI ARASINA GİRİLMEZ. SEN KİM OLUYORSUN Kİ, HADDİNE OLMAYAN MESELEDE AHKAM KESİYORSUN. EĞER BİR MEŞGULİYET İSTİYORSAN O DA ALLAH’A TAÂT VE İBADETTİR. NAZARINI ALLAH’TAN BAŞKASINA ÇEVİRME.” NE GÜZEL DEMİŞ. ÇÜNKÜ UMUMUN İŞLERİNE AİT LAKIRDILARLA ÖMRÜ TELEF ETMEK EN BÜYÜK ZİYANDIR. VE EN GÜZEL SERMAYEYİ MAHVETMEKTİR.

 

HZ. ALİ (RA) ŞÖYLE BUYURMUŞLARDIR:

“MÜ’MİNİN ÖMRÜNÜN KIYMET KARŞILIĞI YOKTUR,

ZİRA FEVT OLAN ŞEYLERİ O GÜZEL ÖMRÜNDE İDRAK EDER.”

 

EĞER SÂLİK, ÖMRÜNÜ BOŞ YERE GEÇİRİRSE, DÜNYASI DA AHİRETİ DE HÜSRANA UĞRAR.

 

YOLCU! KENDİNE GEL, KENDİNE…

VAKİT GEÇTİ; ÖMÜR GÜNEŞİ KUYUYA DOĞRULDU.

BU İKİ GÜNCEĞİZİNDE OLSUN,

KUVVETİN VARKEN KOCALIĞINI HAK YOLUNA SARFET.

ELİNDE KALAN ŞU KADARCIK TOHUMU EK DE

ŞU İKİ ANLIK MÜDDETTEN UZUN BİR ÖMÜR BİTSİN.

BU AYDIN ÇERAĞ SÖNMEDEN KENDİNE GEL DE

HEMEN FİTİLİNİ DÜZELT, YAĞINI TAZELE.

YARIN YAPARIM DEME.

NİCE YARINLAR GEÇTİ.

EKİN ZAMANI TAMAMİYLE GEÇMESİN.

UYANIK OL.

 

 

Yolun Mertebeleri kategorisinde yayınlandı. Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: