Kur’ân-ı Kerim’in ve Âlimlerin Fazileti

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

“Kim Kur’an-i Kerim okur da sonra başka birisinin kendinden daha faziletli bîr seye nail oldugunu sanirsa. Allah’in ululugunu küçümsemis olur.”

Yine Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

“Ümmetimin en faziletli ibadeti. Kur’ân okumaktir.”

“En hayiriliniz, ilim ögrenip bildigini baskalarina ögreteninizdîr.”

Peygamber’imiz «Demir nasil paslanirsa kalbler de paslanir» buyurdu. Sahâbiler «Onun cilâsi nedir» diye sordular. Peygamber’imiz «Kur*ân-i Kerîm okumak ve ölümü hatirlamaktir.» diye buyurdular.

Fudayl Ibni Iyaz buyurur:

«Kur’ân´i Kerim´i tasiyan, Islâm’in sancagini tasiyandir. Binaenaleyh oynayan ile oynamamasi yanilan ile yanilmamasi ve bos söz konusan ile bos lâf konusmamasi, bunu Kur’ân’i Kerim´i tazim icin yapmasi gerekir.

Kim «Hasr (59)» sûresinin son âyetlerini sabahleyin okur ve o gün ölürse alnina sehid mührü vurulur. Ayni âyetleri aksam okuyup sabaha kadar ölürse yine alnina sehid mührü vurulur.»

ilmin ve âlimlerin faziletine gelince, bu mevzuda hadisler çoktur.

Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Allah, kimin iyiligini dilerse onu dinde fakih yaparak ona rüsdünü ilham eder.»

“Alimler, peygamberlerin vârisleridirler.”

Halbuki peygamberlikten daha üstün bir mertebe olmadigi malûmdur. Bu rütbeye mirasçi olmak serefinden daha büyük bir seref yoktur.

«— Mü’minlerin en faziletlisi o âlim kimsedir ki, kendisine ihtiyaç duyuldugu zaman faydali olur ve kendisine müracâat edilmedigi zaman da gönül zenginligi île davranir.»

«—- Peygamberlik derecesine en yakin kimseler, âlimler ile mücâhidlerdir.» Çünki âlimler peygamberlerin getirdigi tebligi halka sunarlar. Mücâhidler de peygamberlerin getirdigi teblig ugruna kiliçlari ile savas verirler.

Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

«— Hiç süphesiz, bir kabilenin ölmesi, bir âlimin ölümünden daha az önemlidir.»

“Kiyamet Günü âlimlerin mürekkebi sehidlerin kani ile tartilir.»

“Son duragi Cennet oluncaya kadar, âlim ilme doymaz.”

“Ümmetimin helak olmasi, iki sey yüzünden olur. Ilmi terketmek ve mal toplamak.”

«— Ya âlim ol, ya talebe ol, ya dinleyici ol, ya da ilmi sevenlerden ol. Besinci olma; yâni ilimden hoslanmayanlardan olma ki, helak olmayasin.»

«— Ilmîn mâruz kalabilecegi âfet, kendini begenmisliktir.»

Ehli Hikmetin misâllerindendir: «Kim bas olmak amaci ile ilim ögrenirse basari sansini ve siyasi te’sirini kaybeder.»

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

«— Yer yüzünde bosubosuna büyüklük taslayanlarin idrâklerini âyetlerimden saptiracagim.»

(A´raf – 146)

Imâm-: Sâfii buyurur ki;

«Kim Kur’ân´i Kerim ögrenirse degeri yükselir. Kim fikih ögrenirse önemi artar ve kim hadis ögrenirse inandirma gücü artar. Kim matematik ögrenirse görüsü çogalir. Kim az bilinen gerçekleri ögrenirse huyu yumusar. Kim izzeti nefis sahibi olmazsa ilmi ona fayda vermez.»

Hasan Ibni Ali der ki:

«Kim âlimler ile cok düsüp kalkarsa, dilinin bagi çözülür. Zihnindeki bulanikliklari giderme imkânina kavusur. Nefsinde beliren gelisme hosuna gider. Bildiklerine karsi güveni artar ve ögrendiklerini dile getirmede cesaret kazanir.»

Peygamber’imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

“Cehaletten daha agir fakirlik olamaz.”

Hayat-ı Şerifleri kategorisinde yayınlandı. Kur’ân-ı Kerim’in ve Âlimlerin Fazileti için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: