İmam Şarani – Uhudül Kübra- Yedinci Ahid

Y e d i n c i a h i d
İLİM MECLİSLERİNE DEVAM

Sallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e verdiğimiz ahidlerden biri de şudur: İlim meclislerine devam edeceğiz ve alimlerle oturup kalkacağız.
Alim olmuş olsak dahi, álimlerin meclisinde oturmaktan nefislerimizi
uzak tutmayalım. Zira Hakk Taala álim kullarını da birbirinden
daha faziletli ve üstün yaratmıştır. Binaenaleyh Hak Taala
belki de o mecliste bulunan ålimleri, bizlerden daha çok ilim ve anlayışla süslemiştir.
Bu ahdi fukaha ve sofilerden birçokları ihmal etmişlerdir. Çünkü
bu gibi kişilerden bazıları kendilerinde bulunan ilmin kimsede
bulunmadığını iddia ederler. Bunlardan birisini, neden alimlerin
meclisine gitmiyorsun, diye azarladığımda şu karşılığı verdi: “Allah’a yemin ederim ki Mısır ülkesinde benden üstün ilmi olanı bilsem, o alimin ayakkabılarının hizmetkarı olurdum. Allah’a şükürler olsun ki, Hak Taala ilim yönünden bizleri diğer kişilerden zengin kılmıştır».
Ey Kardeşim! Bütün bu düşünce ve konuşmaların cehaletten ileri geldiği, şeriat sahibi yüce Peygamberimiz sallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in su hadisi ile sabittir: «Herhangi bir kul, ben ålimim diye konuşursa, o kişinin cahil olduğunu bilin».
Nitekim Allah’ın salat ve selamı üzerlerine olsun, Hazret-i Musa
ile Hızır arasında geçen olayda ibret alabilenler için yeterli ders vardır.
Ey kardeşim! Arasıra bilginlerin meclisinde bulunur isen onlardan faydalanırsın. Onları tanı, onlardan uzak kalıp gafil olma. Kendini diğer bilginlerden üstün veya onlarla eşit gördüğün takdirde,
zamanındaki insanların gerçek ilimlerinden yoksun kalmış olursun.
Zira ilim ve emsali gibi gelen ilahi yardımların hüküm ve etkisi suyun hüküm ve etkisi gibidir. Zira suyun akışı yukarıya olmayıp aşagıya doğrudur; bu doğrultuda kendine yol açarak akar gider. Herhangi bir kimse kendi nefsini akranından üstün görürse, hiçbir vakit onlardan yukarı çıkamaz. Herhangi bir kimse kendi nefsini akranına
eşit görürse, kendisinde ilmi ilerleyiş duracakmış demektir; bu da birbirine eşit içi su dolu iki havuzun suyuna benzer.
Bu bakımdan hayırlı olan şey, artık kulun görüşüne kalmıştır.
Kul, kendi bilgisinin birlikte oturduğu Müslümanlardan daha az ve aşağı olduğunu kabul eder, kendini böyle görürse, o vakit çevresindekilerden yardım görür ve faydalanır. Bu konu hakkında «Şeyhleri
ilgilendiren ahid»de yeterli açıklamalar yapmıştık…
Allah en çok bilen ve en büyük hikmet sahibidir.
Allah’ın rızası üzerine olsun, İbn Abbas’dan Taberani’nin naklen
rivayet ettiğine göre sallahu aleyhi ve sellem Efendimiz “Davet şayet
cennet bahçelerine uğrar ve oralardan geçerseniz, orada otlayınız. buyurmuşlardır. Bu konuşmayı duyanlardan Efendimize, «Cennet bahçeleri nedir?» şeklindeki sorularına Efendimiz, «İlim meclisleridir», buyurmuşlardır. (Bu hadisin senedinde adı bilinmeyen bir ravi de vardır).
Yine Taberani’nin Ebu Umame’den naklen anlattığına göre Hazret-i Lokman oğluna, «Ey evlådım! Älimlerin meclisinden uzak kalma; hakimlerin sözlerini dinle. Hakk Taala ölü yer parçasını üzerine
akıttığı yağmur sularıyla nasıl canlandırırsa, ölü olan bir kalbi de
hikmet ve ilim ile öyle canlandırır»,
buyurmuşlardır.
Ebu Ya’lâ, biri hariç, sahih rivayet ettikleri kabul edilen raviler tarikıyla İbn Abbas’dan şu hadisi rivayet eder: Resulullah’a “Ey Allah’ın Resulü! Hangi kişilerle oturmamız hayırlıdır?” diye sorulunca, Efendimiz, “Gördüğünüzde sizlere Allah’ı hatırlatan, sözleri ilminizi artıran, ilmi Ahireti hatırlamanıza yarayan şahıslarla oturmanız»,
buyurmuşlardır.
Hak Taala daha iyisini bilir.

Reklamlar
İmam Şarani-Uhudül Kübra kategorisinde yayınlandı. İmam Şarani – Uhudül Kübra- Yedinci Ahid için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: