HAC ESNASINDA ÇOK TAVAF ETMEK

HAC ESNASINDA COK TAVAF ETMEK
Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bizlere olan emir ve vasiyetlerinden biri de, Mekke’de ikametimiz süresince, Kabe’deki tavafimizı cogaltmamiz, Hacer-i Esved ile Rükn-i Yemani’yi selamla-
mamiz ve keza Makam-ı Ibrahim’de salat ve selam getirerek Allah’a
bu evine girmemiz hakkindadir. Allah’ın bu en eski evine gir-
meden tam bir huşua varabilmek, nefsimizi yüce Allah’ın evinde ze-
lil görebilmek icin, oraya adam akillı aç girmemiz gerekir. Çünkü, buradaki Allah huzuruna yakınlık hicbir mesciddeki yakınlıga benzemez. Kalabalıktan çekiniyor, korkuyorsaniz Hacer-i Esved’i ziyaret
etmekle yetininiz. Çünkü Hacer-i Esved de -inşaallah Kabe’den
ma’duddur.
Hocam, Allah’ın rahmeti uzerine olsun, Seyh Aliyyu’l-Havvas’in
Şöyle konuştugunu duymuştum: «Mekke-i Mukerreme’de tok karınla dolaşan bir kimse dört ayaklı hayvanlara (behaime) benzer. Vücudunu, yediği yemeklerin buhari istila eder. Yagmur tutmayan kaygan nesneler gibi rahmet-i llahiyye’den kismetini alamaz. Karni tok
olmayan aç çıplak bir kimse, Allah’ın izniyle bu rahmet yagmururdan kendine düşen kısmetini alır”.
Ve yine seyhim Aliyyu’l-Havvas’in bana bildirdiğine göre: Allah’ın rizasi üzerine olsun, Seyh Ibrahim el-Metbuli, haci oldugu sırada Kabe-i Muazzama kendisiyle konuşmuş, hacılığının Hak Taala katında kabul olunduğunu kendisine müjdelemiş. Böylece Hazretle, Kabe-i Muazzama arasında uyarıcı ve muştulayıcı bazı konuşmalar
geçmiş. Allah’ın rahmeti üzerine olsun yine seyhim Aliyyu’l-Havvas’in
Şöyle konuştuğunu duymuştum: «Kabe’deki, «Hacerü’l-Esved» deni-
len taş siyahtir. Zira renkler arasında, büyüklüğün beyliğin işareti siyah renktir. «O’nu Ademoğlunun hataları kararttı» ifadesi gerçekte şunu vurgulamakta: «Insanlar O’nu öpe öpe efendi yaptılar». Cennetten çıkarılan Adem’in vücudunun kararmasının hikmeti de bu siyadetin (beylik’in) bir işaretidir. Çünkü, yeryüzü, halifeliğini icra
edecegi mekandı. Liderliğine delil olmek uzere yeryizine inince be-
deni siyahlaştı. Çünkü, Hazret-i Adem peygamberdi. Peygamberler
İse daima yükselirler. Demek ki, vücudunun kararması yüksekliğinin
işaretidir»
Allah’ın rahmeti üzerine olsun, muhterem kardeşim Seyh Efda-
Lüddin şöyle konuşmuştu: «insan oğlunun havassı taştan daha şerefli ve kıymetli olmalarına rağmen, Kabe’deki siyah taşı öpmekle memur kılınmalarının hikmeti şudur: Hak Taala’nın halifesi insanoğlu
hilafeti kulluğa tercih etti. Hilafet ise, kibirli ve gururlu kılar. Bu
gurur ve kibri kırmak için, Allah cemadattan bir varlığnn takbilini
emretti”.
İmam Ahmed rivayet ediyor: “Allah’ın rızası üzerine olsun Hazret-i Ömer oğlu Abdullah’ın şöyle soruldu: “Kabe’de senin iki şeye
onem verdiğini görüyoruz, devamli olarak Hacerü’l-Esved ile Ruknu’l Yemani’yi istilam ediyorsunuz, bunun sebebi nedir?”. Ömer oğlu Abdullah şöyle cevap vermistir: “çünkü, sallallahu aleyhi ve sellem
Efendimiz’in şöyle buyurmuştu: “Kabe’de bulunan bu iki köşenin istilami, kişinin işlemiş olduğu bilcümle hata ve kusurlarının yok olmasına sebep olur”. Yine şöyle buyurduklarını duyumuştum: “Herhangi
bir kimse, burayı bir hafta süre ile ziyaret edip tavaf ederse, her ziyarette ayrıca iki rekat namaz kılarsa, esir olan bir koleyi azad
etmiş sayılır”. Ve yine Resulullah Efendimizin soyle buyurduklarını
duymuştum: “Kişi bu tavaf sırasında atacağı her adımda kendine
on ecir ve sevab yazılmakla beraber, işlemiş olduğu on hata ve kusuru üzerinden silinip atılmış olur. Ayrıca da kişinin bulundupu makam on basamak yükselmiş olur”.
Hakim de isnadı sahihdir kaydıyla -Allah’ın rızası iizerine olsun -, Ömer oğlu Abdullah’tan nakleder: Musarunileyh der ki: Bu iki
köşeye önem vermenin sebebine gelince, sallallahu aleyhi ve sellem
Efendimizin şöyle buyurduklarını duyuştum: “Haceru’l-Esved ile
Ruknul-Yemani’yi el ile mesh etmek kişinin hata ve kusurlarını üzerinden atıp siler”.
Taberani’nin merfuan rivayet ettigi bir hadisde, ” Herhangi bir
kimse Allah’ın evini bir hafta devamlı tavaf ederse bir esiri veya bir köleyi
hürriyetine kavuşturmuş gibi olur ” buyurulmuştur.
Tirmizi ise merfuan şu hadisi rivayet eder: “Herhangi bir kimse
Allah’ın evini elli defa tavaf ederse, anasından doğduğu günkü gibi
saçlarından temizlenmiş olur”.
İmam Buhari, bu hadisin-Allah’ın rızası olsun- İbn Abbas’ın sözü olduğunu kaydeder. Tirmizi hasen kaydıyla, “Sahih” lerinde İbn Hüzeyme ile İbn Hibban ve Taberani Resulullah’ın Haceru’l-Esved hakkında şöyle buyurduklarını rivayet eder: “Allah’a and icerim ki, Hak Taala Kıyamet gününde bu taşı, gören iki göz, konuşan bir dille mahşer yerine getirecek, o da kendini hakkıyla istilam edip, öpen hakkında şehadet edecektir”.
Ekber Şeyh Muhiddin Arabi Hazretleri, Futuhat-l Mekkiyesin’de şöyle der: “Hak Taala kuluna Haceru’l-Esved’i kulluk ve iftikar sıfatlarıyla istilam etmesini emir buyurmuştur. Yoksa ” yaptım, kalktım, oturdum ” gibi kulun makamının yüksekliğine delalet eden rububiyyet ve siyaset sıfatlarıyla istilamını teklif etmemiştir. Hadisdeki «Hak = Hakkıyla» kelimesi istilamın Hacerü’l-Esved’in azametine yakışır bir şekilde olmasını vurgulamaktadır”. Hazret devamla der ki: «Bu siyah taşa ziyaretimi yaptıktan sonra, O’na kelime-i tevhid
ile veda edince, Tevhid’in ağzımdan çıkar çıkmaz, bu şehadetin gözlerimin önünde bir melek sıfatıyla oradan çıktığını (siyah taştan) görmüş oldum. O anda taştan bir delik açıldığını, şehâdetimin yuvarlanarak bu delikten taşın içine girip yerleştiğini ve sonradan o deliğin kapandığını gördüm. Bana şöyle hitap etmişti: «İşte emanetini kıyamet gününde sana bildirmek üzere burada saklıyorum» buyurunca, ben de kendisine teşekkür ederek oradan ayrıldım». Allah daha iyisini bilir.
İmam Ahmed hasen senetlerle ve şu hadisi ve Tebareni merfuan şu hadisi rivayet ederler: «Kabe-i Muazzama’nın bir cephesi olan Rüknü’l-Yemani yönünde, Kıyamet günü Cebel-i Kubeys’den daha azametli olarak konuşan bir dil ve iki dudak ortaya çıkacaktır».
Taberâní’nin rivayetinde şu ziyade vardır: «Gerçekten bunu hakkıyla selamlayıp öpenler hakkında bu yer şehâdette bulunacaktır.
Zira orası Hak Tealanın sağ yönüdür ki, yaratıklarını bu yönüyle selamlayıp karşılar». Tirmizi’nin de hasen ve sahih kayıtlarıyla rivayet ettiği bir hadisde: “Bu siyah taş cennette dünyaya sütten daha beyaz olarak indirilmişti. İnsan oğlunun hata ve kusurları bu taşı kararttı” buyurulmuştur.
İbn Hüzeyme’nin rivayeti su meal de: “Bu siyah taş (indirildiğinde) kardan daha beyazdı».
Taberani’nin rivayeti de şöyle: «Bu taş cennet taşlarından bir
taştır. Yeryüzünde cennetten gelen bundan başka bir nesne yoktur.
Vaktiyle bu taş saf billurdan daha beyaz ve parlak idi. Cahiliyet devrinin kir ve pisliği buna bulaşmamış olsaydı, bu taşı elleyen illetli kişiler, bu maraz illetlerinden kurtulmuş olurlardı».
İbn Huzeyfe’nin rivayet ettiği bir hadis: “Bu siyah taş cennetin
beyaz yakut taşlarından bir taş idi. Müşriklerin hata ve kusurları
bunu karartmıştır. Kıyamet gününde Allah bu taşı Uhud dağı gibi
büyültecektir». Tebarani
sahih senetlerle merfuan şu hadisi rivayet eder: «Bu siyah taş gökten beyaz bir billur gibi indirilmiş ve Cebel-i Kubeys’e yerleştirilmiştir. Bu dağda kırk sene kalmıştır. Sonradan Hazret-i İbrahim’in bina ettiği temel üzerine konmuştur».
Tirmizi ve Sahih’inde İbn Hibbân şu hadisi rivayet ederler: “Rüknü’l-Yemâni ve Makam, cennet yakutlarından iki yakuttur. Hak Taala
bunların nurunu söndürmemiş olsaydı, bunlar, dünyayı doğudan
batıya kadar aydınlatmış olurlardı».
İbn Mace, Sahih’inde İbn Hüzeyme ve Hakim –Allah’ın rızası üzerine
olsun–, Hazret-i Ömer’in oğlundan naklen şu hadisi rivayet ederler: «Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bu mubarek siyah taşı
öpmek üzere dudaklarını bu taşa yapıştırarak uzunca bir süre bu vaziyette durup ağlamıştı. Sonradan arkasına dönüp bakınca –Allah’ın rızası üzerine olsun– Hz, Ömer’in ağladığını ve O’na: «Ey
Ömer! Gözyaşları işte burada akıtılır” buyurdu”. İbni Hüzeyme Sahih’inde ve Hâkim, ve Müslim’in şartlarına göre sahihtir kaydıyla şöyle rivayet ederler: «Sallallahu aleyhi
ve sellem Efendimiz, tavaftan sonra siyah taşa gelerek, onu öper, elleriyle taşa dokunur sonra da ellerini yüzüne sürerdi».
Allah Sübhanehu ve Teala daha iyisini bilir.

....... kategorisinde yayınlandı. HAC ESNASINDA ÇOK TAVAF ETMEK için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: