Kalabalıkta Yemek Adabına Dikkat Etmek (İmam Şarani-Uhudül Kübra)

Kalabalıkta Yemek Adabına Dikkat Etmek
Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bizlere vasiyetlerinden
birinde bir topluluk içinde yemek yediğimiz vakit nefsimizin açgözlüğünden korunmak için, nefislerimizi eski salih kişilerin edepleri ile
terbiye edip alıştırmamız buyurulmaktadır.
Bir ziyafet sorfasında yemek yerken, yarış edercesine herkesten
önce davranıp bir et parçasını alıp yutmak veya bir hurma alarak herkesten önce eritilmiş yağa batırıp sonradan bala bulayıp ağıza sokmak,
bu ve buna benzer nefsi davranışların bizlerden çıkmamasına dikkat
etmek ve öğrenmek, yemek adabının önemli özelliklerinden bir yönüdür.
Aksi halde kalabalık içinde yenen bir yemekte bu türlü davrananlar
nefislerinin aç gözlülüğünü göstermiş olurlar.
Gıbri Camii’nin imamı ve şeyhlerimizden biri olan Şeyl Eminüddin’in bu konu üzerinde şöyle konuştuğunu duymuştum: “Bir kimse cemaatle yemek yerken yemeğin en iyisini başkalarına bırakabilecek bir olgunlukta ise cemaatle yesin. Yok eğer onları kendi nefsine tercih
edemiyorsa yalnız yesin».
Daha önceki ahidlerde geçtiği gibi, geçmiş günlerin Allah ehli fakir kimseleri, ne ana ve babalarıyla, ne hocalarıyla ne de büyük ve küçük kimselerle yemeğe oturmazlardı. Bunun sebebi de sofrada et olsun,
meyve olsun, hurma olsun başkasının gözü olduğu bir lokmayı farkında olmadan ağızlarına götürmüş olabilecekleri endişesiydi.
Şeyhlerimizden biri olan, Ebu’l-Hasan el-Gamri, zaruret olmadan hiçbir kimse ile yemek yemez ve, «Arkadaşını düşüneceği ve yemeğin iyisini yanıbaşındaki kimseye bırakabileceği hususunda nefsime güvenim yoktur. Çünkü Allah ve kullarına karşı ve utancı pek azdır», derdi.
Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in yemek hususunda bizlere verdiği emirlerden anlaşıldığına göre, yaradılış icabı nefislerimizin yemeğe karşı atılganlığı dolayısıyle bizlerin yemek yerken nasıl
davranacağımızı hadisleriyle bildirmişlerdir. Allah daha doğrusunu
bilir.
Abu Dåvud, Ibn Mace, Abdullah bin Busr’den naklen şu hadisi
anlatırlar: Sallâllahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bir yemek çanağı
vardı ki, adına «Garra» denirdi. Bunu ancak dört kişi taşırdı. Bir
yerde sabahladıkları zaman, duha namazını kıldıktan sonra bu kabı getirtti. İçinde tirid vardı. Hep birlikte yemek için bu kabın çevresine toplanıp yemeğe başladılar. Kalabalık bu kabın çevresinde çoğalınca Efendimiz diz çöküp oturdu. O sıra bir çöl adamı Efendimiz’e,
Böyle bir halka yapıp oturmanızın sebebi nedir?” diye sorunca,
Efendimiz, «Allah beni zalim ve cebbar bir kul olarak değil, kerem
sahibi bir kul olarak yaratmıştır”, dedikten sonra o kaptan yemek
yiyenlere, «Bu yemeğin kenarlarından yiyiniz, ortasına dokunmayınız ki, yemeğin bereketi olsun», buyurmuşlardı.
Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Måce ve Ibn Hibban rivayet ediyor: «(Allah’ın) bereket ve bolluğu yemeğin ortasına iner. Bu sebeple yemek kabının ortasından değil kenarından alıp yiyiniz”. Ortasına dokunmayınız ki yemeği
Ebu Davud, şu hadisi rivayet eder: Sallâllahu aleyhi ve sellem
Efendimiz, yemeğin orta yerinden alınmasını şu sözleriyle yasaklamıştır: «İçinizden biri yemek yiyecekse, yemeğin en kabarık orta yerinden alıp yemesin, kenar ve alçak yerlerinden yemeğe başlasın.
Çünkü, ilahi hayır ve bereket yemeğin yüksek ve orta yerine iner».
Allah en doğrusunu ve en iyisini bilir.

....... kategorisinde yayınlandı. Kalabalıkta Yemek Adabına Dikkat Etmek (İmam Şarani-Uhudül Kübra) için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: