BİZ TALEBELERİMİZİ DAHA İLK GÜN HZ. PEYGAMBER’E TESLİM EDERİZ!..

Muhammed Sıddık Haşimi Hazretleri, hocası Mahsenli Ali Efendi Hazretleri ile olan manevi bir hatıralarını şöyle anlatmışlardır:

1940’lı yıllarda idik, Yerköy’de çarşıda bir manifatura dükkanımız vardı. Bir gün, Sivas’tan iki şeyh Efendi, Mahsenli Ali Efendi Hazretlerini ziyaret ve kendisine biat etmek için Yerköy’e gelmiş..

Kendisini ziyarete geldiklerini söyleyince, ilçe halkından bazı kişiler de, benim Ali Efendi’nin talebesi olduğumu bildiklerinden dolayı Şeyh Efendileri dükkanımıza getirdiler.. Kendilerini kabul edip hal-hatır ettikten sonra, Şeyh Efendiler bana, Mahsenli Ali Efendi’nin yanına nasıl gidebiliriz, diye sordular.. Ben de, “Mahsen Köyü buraya oldukça uzaktır, Hocam Ali Efendi Hazretleri de Yerköy’e sadece ayda kere gelirler” dedim.

Biz kendileriyle otururken ve sohbetimiz devam ederken, Şeyhim Mahsenli Ali Efendi Hazretleri dükkanımızın önünde görünüverdiler.. İçeri girer girmez de, bana hitaben, “Oğlum (Sıddık),  misafirimiz gelse de mi, biz ayda bir geleceğiz?!.” buyurarak, keramet izhar ettiler…

Biraz sohbet edildikten sonra, hocamın isteği üzerine, dükkanın arka kısmındaki odaya geçtik. Ali Efendi Hazretleri, yerde dizleri üstünde oturdular, Şeyh Efendilerden birisi de tam karşısına oturdu. Ali Efendi, karşısına oturmuş olan Şeyhin alnını, mübarek alnına dayadı ve “Evlatlar!. Evliyanın kalbi feyz çeşmesidir, o çeşmeden kalp testinizi doldurun, rabıta-ı kalb yapın!. ” buyurdular.

Birkaç saniye sonra, Mahsenli Ali Efendi Hazretleri,  “Allah” diye, adeta kükrediler.. Öyle ki, alnını alnına dayadığı o zat, sanki elektriğe tutulmuş gibi titremeye başladı.. Bizler de o esnada gözlerimizi yumduk ve murakabe yapmaya başladık.

Murakabe halindeyken, büyük bir sahra üzerinde dördümüzün birlikte uçtuğunu gördüm. Hep birlikte, uçarak, büyük bir topluluğa doğru yaklatığımızı, manevi bir meclise katılacağımızı anladım. İyice yaklaştığımızda gördüm ki, o mahşeri kalabalık içinde, Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam, Hz. Adem safiyullah, Hz. Nuh neciyullah, Hz. İbrahim halilullah, Hz. Musa kelimullah, Hz. Davud halifetullah, Hz. İsa ruhullah ve diğer Peygamber Efendilerimiz, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, İmam Cafer Sadık, İmam Musa Kazım, İmam Ali Rıza, İmam Muhammed Taki, İmam Ali Naki, İmam Hasan Askeri, İmam Muhammed Mehdi aleyhisselam, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve diğer bütün Sahabe Efendilerimiz, Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretleri, Şah-ı Nakşibend Hazretleri, Seyyid Ahmed er- Rufai Hazretleri, Seyyid Ahmed-i Bedevi Hazretleri ve diğer tarikat pirleri ve silsile-i aliyedeki diğer veliler ile bütün peygamberler ve veliler bulunmaktaydı…

Biz bu kudsi topluluğa yaklaştığımız sırada, semadan bir nida işitildi, “Mahsenli Ali Efendi ve talebeleri geliyor” denildi… Bu nidadan sonra Efendimiz aleyhisselam ayağa kalktılar.. Kendileri ayağa kalkınca, yanında bulunan diğer bütün büyüklerimiz de ayağa kalktılar. Ben bu manzarayı gördükten sonra bayılmışım, gerisini hatırlamıyorum.. Uyandığımda diğer Şeyhlerin de kendilerinden geçtiklerini ve hepimizin gözlerinin yaşlı olduğunu gördüm..Sonra üstadım Ali Efendi Hazretleri, manevi bir incelikle, bana hitap ederek:

 “Ya oğlum Sıddık! Biz, bize emanet edilenleri daha ilk gün, huzuruna vararak, bizzat Peygamberimiz Muhammed aleyhisselama teslim ederiz” buyurdular…

Reklamlar
Hocaları Mahsenli Ali Efendi, Menkıbe, Hikaye ve Kerametler, Talebelerimizi kime teslim ederiz?!.. kategorisinde yayınlandı. BİZ TALEBELERİMİZİ DAHA İLK GÜN HZ. PEYGAMBER’E TESLİM EDERİZ!.. için yorumlar kapalı

Sen hakkını yolda yedin!.. Mahsenli Ali Efendi’nin Kerametleri


Yerköy’de arkadaşlar yanıma geldi ve mahsenli ali efendi’yi ziyaret etmek istediklerini söylediler.içimizden bir arkadaş, gitmeden önce hediye olması için yoldan bir kutu şeker aldı.hep beraber mahsen köyün’e doğru, yol almaya başladık.yolculuk uzun olduğundan, şeker alan arkadaş dayanamadı ve bize dönüp yüzünde mahcup bir tebessüm ile “ya arkadaşlar, ben bu şekerden bir tane yiyeceğim” dedi.

biz “bak kardeş, ayıp olur senin yaptığının farkına varır mahçup olursun” dedik.o da “ya olur mu, sadece bir tane şeker yedim, nasıl fark edecek kutunun sırası filan bozulmadı” dedi.mahsenli ali efendi’nin evine vardığımızda evde hanımı vardı.hanımı “sıddık evladım ali efendi evde değil geç gelecek” dedi.

bu konuşmanın üzerinden çok geçmeden, ali efendi merkebin üzerinde avludan içeri girdi.hanımına dönerek “hanım hanım” dedi. “biz ekmeği kulağımıza mı yiyoruz sanıyorsun? bizi ziyarete evlatlarımız gelecek, bizi bundan haberdar etmeyecekler” dedi ve yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. sonra içeriye odasına geçtik. arkadaş almış olduğu şekeri ali efendi’ye takdim etti.

ali efendi şekeri bizlere kendi eliyle ikram etmeye başladı. sadece yolda dayanamayıp şekeri yiyen arkadaşa vermedi ve ekledi.evlat sen yolda gelirken hakkını yedin dedi ve tebessüm etti.o an, arkadaşın yüzü mahçubiyetinden kızarmıştı.evliya kiram hazretlerinin, kalbleri devamlı rableri ile beraber olduklarından dolayı, onlara allah cc bildirdiği ölçüde kerametlerini izhar edebilir.rabbin aciz bir kuluna bazı yaşanmışlar ayan olabiliyorsa,bu aciz varlığın yaratıcısı olan, mutlak ilim sahibi allah azimüşşa’nın, kulunun yaptıklarına vakıf olamaması düşünülemez.çünkü, kuluna o bilgi rabbi katından indirilimiştir.işte bundandır ki, insan yaptığı herşeyde rabbin onu gördüğü şuuru ile hareket etmelidir.

Sen hakkını yolda yedin.. kategorisinde yayınlandı. Sen hakkını yolda yedin!.. Mahsenli Ali Efendi’nin Kerametleri için yorumlar kapalı

SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİ, MANEVİYAT ORDUSUNUN KUMANDANIDIR


M. SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİNİN MÜBAREK TORUNLARI, YAŞADIKLARI MANEVİ BİR HALİ ŞÖYLE ANLATMIŞLARDIR:

“BİR GÜN, YÜCE ALLAH’IN MANEVİ HUZURUNDA MURAKABE HALİNDE İKEN, DEDEM MUHAMMED SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİNİN YANINA GİTTİM..

PEYGAMBER EFENDİMİZ ALEYHİSSELAM HAZRETLERİNİN ZIRHI VE MİĞFERİNİN KENDİSİNDE OLDUĞUNU GÖRDÜM.. SONRA, EFENDİMİZİN MİĞFERİNİ BAŞIMA TAKTIM.. O ANDA TARİFİ İMKANSIZ GÜZEL DUYGULARIN VARLIĞIMI KAPLADIĞINI HİSSETTİM..

BU HAL İÇERİSİNDEYKEN, DEDEM YANIMA DOĞRU GELEREK, “EVLADIM, ZAMANI GELİNCE BÜTÜN EMANETLERİ SANA TESLİM EDECEĞİM” DEDİ.. BUNDAN SONRA, GÖZLERİMİ AÇARAK MURAKABE HALİNDEN ÇIKTIM.. BU HALİN ETKİSİNDE İKEN, DEDEM MUHAMMED SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİNİN, RABBİMİZİN GÖREVLİ KULLARINDAN BİRİ OLDUĞUNU DAHA İYİ İDRAK ETTİM..

BU YAŞANMIŞ MANEVİ HALİN SIRADAN BİR HAL VEYA RÜYA OLMADIĞI, KENDİLERİNİN YÜCE ALLAH’IN VAZİFELİ KULLARINDAN OLDUĞUNUN BİR DİĞER İŞARETİ DE, YOZGAT’IN YERKÖY İLÇESİNDE OLDUKÇA SEVİLEN BİR İNSAN OLAN SAATÇİ RIZA HOCAEFENDİ’NİN KENDİSİYLE İLGİLİ HATIRALARIDIR. SAATÇİ RIZA EFENDİ, BİR HATIRALARINI ŞÖYLE NAKLETMİŞTİR:

“RÜYAMDA, YERKÖY’DE BÜYÜK BİR ORDUNUN TOPLANDIĞINI GÖRDÜM.. MERAKLA ORDUYA BAKARKEN, ORDUNUN HERHANGİ BİR KUMANDANININ OLMADIĞINI FARK ETTİM.. ASKERLERDEN BİRİSİNE, ‘BU ORDUNUN KOMUTANI KİMDİR, NEREDEDİR’, DİYE SORDUM..

O DA BANA, ‘EFENDİM, BU ORDUNUN KOMUTANI MUHAMMED SIDDIK EFENDİDİR, BİRAZDAN TEFTİŞ İÇİN BURAYA GELECEKTİR’ DEDİ.

TAM BU SIRADA, SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİ, BİR AT ÜZERİNDE UZAKTAN BELİRDİLER VE ORDUNUN ÖNÜNE GELİNCE ATTAN İNEREK, ORDUYA HİTAP ETMEYE BAŞLADILAR.. BUNDAN SONRASINI UYANDIĞIM İÇİN HATIRLAYAMADIM..”

SAATÇİ RIZA HOCA EFENDİ, BAŞKA BİR GÜN DE RÜYALARINDA, SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİNİ, EBU EYYÜB EL-ENSARİ HAZRETLERİNİN KENDİSİ OLARAK GÖRMÜŞLERDİR.

BU MANEVİ RÜYALARIN YORUMU ALLAH DOSTLARINDAN BİR VELİ TARAFINDAN ŞÖYLE YORUMLANMIŞTIR:

“M. SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİ, MANA ALEMİNİN BÜYÜKLERİNDENDİR VE RABBİMİZİN MANEVİ ORDULARININ KUMANDANLARINDAN BİRİDİR. ZİRA KENDİLERİNİN HOCASI OLAN MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİ, HAYATLARINDA İKEN KUTBUL-AKTABLIK VAZİFESİNE GETİRİLEN KUTUPLARDAN BİRİSİDİR. MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİNİN VEFATLARINDAN SONRA, MANEVİ EMANETLER KENDİSİNE TEVDİ EDİLMİŞ VE ÖMRÜNÜN SON İKİ YILINDA KUTBUL-AKTABLIK VAZİFESİYAPMIŞTIR.

KENDİLERİ HEM ŞERİF HEM DE SEYYİD OLAN SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİ, GENÇLİĞİNDEN BERİ RABBİMİZİN YOLUNDA OLMAYA AZİM VE İRADE ETMİŞ, ÖYLE Kİ, HARAMA BULAŞMADIKLARI GİBİ HARAMA YAKLAŞTIRACAK ŞÜPHELİ ŞEYLERDEN BİLE UZAK DURMUŞTUR.. ŞU ÖĞÜTLERİ KENDİSİNDEN BİZLERE MİRAS OLARAK KALMIŞTIR: “EVLATLAR, NAMUSUNUZU YUSUF ALEYHİSSELAMIN NAMUSUNU KORUDUĞU GİBİ KORUYUN”

HAYATLARINI GERÇEK BİR ZÜHD VE TAKVA ÇİZGİSİNDE GEÇİREN MUHTEREM BİR ZATIN, ALLAH VE SEVDİKLERİ NEZDİNDE YÜKSEK BİR MAKAMA SAHİP OLDUĞU AÇIKTIR. KENDİLERİ, RABBİMİZİN YOLUNU TERCİH ETMİŞ VE O’NU ANLATMAKLA, DİNİNE YARDIM ETMEKLE BİR ÖMÜR GEÇİRMİŞTİR. ALLAH’A MENSUP OLMAYI TERCİH ETMİŞLERDİR. “MENSUBİYET, MESULİYET İSTER, BEDEL İSTER” SÖZÜ FEHVASINCA, ALLAHIN ORDUSUNUN HEM ERİ HEM DE KUMANDANI OLARAK MENSUBİYETİN AĞIRLIĞINI TAŞIMAYA VE GEREKLERİNİ YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞMIŞTIR.

SAATÇİ RIZA HOCA EFENDİNİN KENDİSİNİ EBA EYYÜB EL-ENSARİ OLARAK GÖRMELERİ İSE, KENDİSİNİN PEYGAMBER EFENDİMİZİN MANEVİ SANCAKTARI OLDUKLARININ BİR İŞARETİDİR.. ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH’IMIZ CÜMLEMİZİ KENDİLERİNİN ŞEFAATİNE NAİL EYLESİN.. AMİN..

......., Maneviyat ordusunun kumandanı.., Resimler, Sohbetleri kategorisinde yayınlandı. SIDDIK EFENDİ HAZRETLERİ, MANEVİYAT ORDUSUNUN KUMANDANIDIR için yorumlar kapalı

Ağızdan Üfürülen Teveccüh… Mahsenli Ali Efendi’nin Aktardıkları Manevi Teveccüh..

 

BİR GÜN, ÜSTADIM ŞEYHİM MAHSENLİ ALi EFENDİ HAZRETLERİ BENİ EVLERİNE ÇAĞIRDILAR.. VAKİT KAYBETMEDEN MAHSEN KÖYÜ’NE DOĞRU YOLA ÇIKTIM.

AKŞAM ÜZERİ KÖYE VARDIM VE KENDİLERİNE MİSAFİR OLDUM.. HUZURLARINDA BULUNUP KENDİLERİNİN BİR SÜRE SOHBET VE MUHABBETLERİNE NAİL OLDUM.. YATMA VAKTİ GELDİĞİNDE, ALİ EFENDİ HANIMINA “HANIM, YATAKLARI HAZIRLA, SIDDIK’IN YATAĞI DA YANIMIZDA OLSUN, SIDDIK BİZİM EVLADIMIZDIR.” BUYURDULAR..

ALİ EFENDİ HAZRETLERİNİ HANIMLARI, MUHTEREM ANNEMİZ, BENİM İÇİN DE BİR YER YATAĞI HAZIRLADI.. EFENDİM ALİ EFENDİ HAZRETLERİ, BENİM HEMEN YANI BAŞIMDAKI YATAĞA UZANIP MÜBAREK BAŞLARINI YASTIĞA KOYDULAR. BEN DE HEMEN UYUMAYA ÇALIŞTIM..

HENÜZ UYUMUŞTUK VE ÇOK GEÇMEMİŞTİ Kİ, BİR SAKAL GÖĞSÜMDEN AĞZIMA DOĞRU GELİYOR VE BİRİSİ BANA “OĞLUM SIDDIK, FEYZ AL” DİYE SESLENİYORDU.. BU NİDAYLA UYANIP HEMEN ETRAFIMA BAKTIM.. ANCAK ODADA HİÇ KİMSE YOKTU.. ALİ EFENDİ HAZRETLERİ YATAKLARINDA YATIYORLARDI…

KENDİ KENDİME “RÜYA GÖRDÜM GALİBA” DİYEREK TEKRAR UYUMAYA BAŞLADIM.. YİNE AZ BİR ZAMAN GEÇTİKTEN SONRA, AYNI SESİ DUYDUM, BİR SAKAL, GÖĞSÜMDEN AĞZIMA DOĞRU GELIYOR VE “OĞLUM SIDDIK, FEYZ AL” DİYORDU.. ANCAK ETRAFA BAKTIĞIMDA, ODA İÇERİSİNDE NE BİR KİMSE NE DE ANORMAL BİR DURUM VARDI..

BİRAZ HEYECANLI VE KAFAM KARIŞIK OLARAK TEKRAR YATTIM.. BİRAZ SONRA YİNE AYNI ŞEYLER ÜÇÜNCÜ KEZ TEKRARLANDI.. ANCAK BU SEFER KALKIP ETRAFA BAKTIĞIMDA, ŞEYHİM ALİ EFENDİ HAZRETLERİ DİZ ÜSTÜ OTURMUŞ “HU” ESMASI ÇEKİYORLARDI…

BİR ANDA YAŞADIĞIM OLAYI ANLAYARAK YERİMDEN KALKTIM VE KENDİLERİNE DAHİL OLDUM.. BİRLİKTE SABAH NAMAZINA KADAR ZİKİR ÇEKTİK.. ZİKRE BAŞLADIĞIMIZ ANDAN BİTİMİNE KADAR BÜYÜK MANEVİ HALLER VE HİSSİYATLAR YAŞADIK…

ÖYLE Kİ, AĞZIMIZDAN ÇIKAN HER BİR ESMAYI, BİR MELEK GELİP KAPIYORDU…ÜÇ KANATLI, BEŞ KANATLI VE YÜZ KANATLI MELEKLER ETRAMIZDA NURDAN HELEZONLAR ÇİZİYOR VE YERDEN ARŞA KADAR BİR KÖPRÜ KURUYORLARDI…

BU YAŞANANLARI ALİ EFENDİ HAZRETLERİNE ZİKRULLAHTAN SONRA SORDUĞUMDA, KENDİLERİ BANA “EVLADIM, BİZLERİN BEDENLERİ NASIL MADDİ GIDALARLA BESLENİYORSA, MELEKLERİN GIDALARI DA MANEVİYATTIR, YANİ ZİKİRDİR…

BEDEN BİR MADDEDİR, MADDEYİ MADDE İLE BESLERSİN ÇÜNKÜ ONUN GIDASI ONDADIR. RUH İSE BİR MADDE DEĞİLDİR, O BİR CEVHERDİR, BİR MANADIR… MANANIN DA GIDASI ZİKİRDİR..

ALLAHÜ AZİMÜŞŞAN HAZRETLERİ, RAD SURESİ’NİN 28. AYETİNDE “KALBLER, ANCAK ALLAH’I ZİKRETMEKLE TATMİN OLUR” BUYURMUŞLARDIR…

TATMİN OLMUŞ KALB, RABBİ İLE BERABERDİR.. BİR HADİS-İ ŞERİFTE EFENDİMİZ ALLAH RESULÜ (A.S.) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:

“ŞÜPHESİZ AZİZ VE CELİL ALLAH ŞÖYLE BUYURUR: BEN KULUMUN BENİ ZANNETTİĞİ GİBİYİM.. KULUM BENİ ANARKEN BEN MUHAKKAK ONUNLA BERABER BULUNURUM. EĞER O BENİ GÖNLÜNDE GİZLİCE ZİKREDERSE, BEN DE ONU GÖNLÜMDE ZİKREDERIM. EĞER O BENİ BİR CEMAAT İÇİNDE ZİKREDERSE, BEN DE ONU O CEMAATTEN DAHA HAYIRLI BİR CEMAAT İÇİNDE ZİKREDERİM. KULUM BANA BİR KARIŞ YAKLAŞIRSA, BEN ONA BİR ARŞIN YAKLAŞIRIM. KULUM BANA BİR ARŞIN YAKLAŞIRSA, BEN ONA BİR KULAÇ YAKLAŞIRIM. O BANA YÜRÜYEREK GELİRSE, BEN ONA KOŞARAK VARIRIM.”

“YA SIDDIK EVLADIM.. ZİKİR, İŞTE TAM OLARAK BUDUR.. BUGÜN BEN RABBİME YAKINLAŞTIM DESEN VALLAHİ YALAN OLMAZ” BUYURDULAR..

ALLAH BİZLERİ DE O KUTLU VELİLERİN ŞEFAATİNE NAİL KILSIN..AMİN..

Ağızdan üfürülen teveccüh.. kategorisinde yayınlandı. Ağızdan Üfürülen Teveccüh… Mahsenli Ali Efendi’nin Aktardıkları Manevi Teveccüh.. için yorumlar kapalı

KORKMA EVLAT, GÖSTERDİĞİM YERLERİ BOMBALA!..


MEVLANA MUHAMMED SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİ BİR HATIRALARINI ŞÖYLE ANLATMIŞLARDIR:

KIBRIS BARIŞ HAREKATININ SONRASINDAKİ AYLARDA İDİK.. BİR GÜN, YERKÖY’DEKİ MANİFATURA DÜKKANIMDA ÇALIŞMAKTA OLDUĞUM BİR SIRADA, İÇERİYE BİRKAÇ KİŞİ GİRDİ.. GELENLERDEN SADECE BİRİSİ YABANCIYDI, DİĞERLERİ İLÇEMİZDEN TANIDIK KİŞİLERDİ.. SELAM VERİP YANIMA GELDİLER..İÇLERİNDEN BİRİSİ BANA:

“HOCAM, BU KARDEŞİMİZ MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİNİ ARIYORDU. KENDİLERİNİ NASIL ZİYARET EDEBİLECEĞİNİ ÇARŞIDA İKEN TESADÜFEN BİZE SORDU.. BİZİM DE AKLIMIZA SİZ GELDİNİZ VE KENDİSİNE, SİZİ İSTERSENİZ, MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİNİN HALİFELERİ OLAN M. SIDDIK EFENDİ’YE GÖTÜRELİM DEDİK … VE HEP BİRLİKTE BUNUN İÇİN SİZE GELDİK”, DEDİLER.

BUNUN ÜZERİNE, ÜSTADIMIZI ZİYARETE GELMİŞ OLAN O YABANCI MİSAFİRİMİZE, “HOŞ GELDİNİZ, EFENDİMİZİ NASIL TANIDINIZ, NEREDEN ZİYARETE GELDİNİZ” DİYE SORDUM… O GENÇ DE BANA:

“HOCAM, BEN PİLOT YÜZBAŞIYIM.. KIBRIS BARIŞ HAREKATINA KATILDIM, AKTİF GÖREV İFA ETTİM, ÇOK ŞÜKÜR… BİLDİĞİNİZ ÜZERE, EN ÖNEMLİ VAZİFEYİ DERUHTE EDEN KİŞİLERDEN BİRİ DE BİZ PİLOTLARDIK.. OLABİLDİĞİNCE KRİTİK VE STRATEJİK DÜŞMAN MEVZİLERİNİ BOMBALAMAYA ÇALIŞIYORDUK..

JETLERLE, HAVVA ÜSSÜNDEN KALKIP MEVZİLERİ VURDUKTAN SONRA, YAKIT VE BOMBA İKMALİ YAPMAK İÇİN TEKRAR ÜSSE DÖNÜYOR, SONRA TEKRAR BOMBARDIMANA DEVAM EDİYORDUK..

YİNE BU GÜNLERDE, DÜŞMAN MEVZİLERİNİ VURUP, MECBUREN DÖNMEYE ÇALIŞTIĞIM BİR SIRADA OMZUMA BİR EL DOKUNDU VE BANA:

“EVLAT KORKMA, ŞU MEVKİLERİ BOMBALA” DİYE SESLENDİ VE BANA ÇOK STRATEJİK BAZI YERLERİ İŞARET ETTİ..SONRA DA, “MERAK ETME UÇAĞIN YAKITINI VE GEREKLİ BOMBALARI BİZ TAMAMLADIK” DİYE İLAVE ETTİ.

BEN TABİİ, O ZATIN İŞARET ETTİĞİ MEVZİLERİ BOMBALADIM.. ALLAH’IN İZNİYLE HEPSİNİ DE TAM İSABETLE İMHA ETTİM.. GERÇEKTEN BÜYÜK BİR BAŞARI SAĞLANMIŞTI..

BU ARADA, NEREDEYSE BU ANLIK SÜREDE, BU ZAT, TEKRAR SESLENDİ VE BANA “EVLAT, BANA MAHSENLİ ALİ BABA DERLER… BENİM YERİM, KIRŞEHİR’İN ÇİÇEKDAĞI İLÇESİNDEDİR.. BENİ ZİYARETE GEL, SENİ BEKLİYORUM” DEDİ.. SONRA DA KAYBOLDU.

TABİİ BEN BUNDAN SONRA ŞAŞKINLIK VE SEVİNÇ İÇERİSİNDE ÜSSÜMÜZE İNDİM.. MEĞER BENİM YAŞADIĞIM HALLERİN BENZERLERİNİ DİĞER PİLOT ARKADAŞLARIM DA YAŞAMIŞLAR, ZİRA ÜSSE DÖNDÜĞÜMDE BİRÇOK KİŞİ HEYECAN VE ŞAŞKINLIKLA BENZER ŞEYLER YAŞADIKLARINI ANLATIYORLARDI.. NEREDEYSE HEPİMİZ AYNI ŞEYLERİ YAŞAMIŞIZ..YAŞADIKLARIMIZI BİRBİRİMİZLE PAYLAŞTIK TABİİ.. BAŞARIMIZI GERÇEKTEN DE KENDİLERİNE BORÇLU OLDUĞUMUZU İFADE EDEYİM..

İŞTE, BU SEBEPLE, HAREKAT VE DE GÖREVİM BİTTİKTEN SONRA İLK İŞİM BURAYA GELMEK OLDU HOCAM” DEDİ…

YÜZBAŞI BUNLARI ANLATIRKEN, BEN KENDİME HAKİM OLAMAMIŞ VE AĞLAMAYA BAŞLAMIŞTIM..

YÜZBAŞI BANA, “NEDEN AĞLIYORSUNUZ HOCAM” DİYE SORDU.. BEN DE, “NASIL AĞLAMAYIM Kİ, EFENDİM MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİ, BUNDAN 23 SENE ÖNCE VEFAT ETMİŞ VE KUTBU’L-AKTABLIK DERECESİNE ERMİŞ BİR VELİDİR..

BİZ GAYET İYİ BİLİR VE ŞAHİD OLURDUK Kİ, YAŞADIKLARI ZAMANDA KENDİLERİNDEN DEĞİŞİK KERAMETLER ZAHİR OLURDU.. AMA KENDİLERİ BUNCA YIL GEÇMESİNE RAĞMEN VEFATLARINDAN SONRA DA MANEN BU ÜLKENİN AYAKTA KALMASI, MÜMİNLERİN ZAFERİ İÇİN HİMMET EDEBİLME İMKANINA KAVUŞTURULUYORLAR.. İŞTE BÖYLE BÜYÜK BİR İNSANIN TALEBESİ OLMAK VE KENDİSİNE HİZMET EDEBİLMEK NİMETİNE NAİL OLDUĞUM İÇİN ZİYADESİYLE DUYGULANDIM..” DEDİM.

SONRA BİRBİRİMİZE SARILDIK, KAHRAMAN YÜZBAŞIMIZ DA ORADA BULUNAN DİĞERLERİ DE TABİİ OLARAK GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI, HERKES AĞLAYIVERDİ…

SONRA HEP BERABER ÇİÇEKDAĞI’NIN MAHSEN KÖYÜ’NE, ÜSTADIM MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİNİN TÜRBESİNE, KENDİLERİNİ ZİYARETE GİTTİK.. HEP BİRLİKTE, ZİYARETİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK, KENDİLERİNİN PAK RUHLARINA DUA ETTİK VE FEYZ VE HİMMETLERİNE ERİŞMEK İÇİN ALLAHÜ TEALA HAZRETLERİNDEN TALEPTE BULUNDUK… YÜCE ALLAH NİYAZIMIZI KABUL EYLESİN.. AMİN..

Evlat, gösterdiğim yerleri bombala!.. kategorisinde yayınlandı. KORKMA EVLAT, GÖSTERDİĞİM YERLERİ BOMBALA!.. için yorumlar kapalı

Vefatlarından Önce Manen Hacca Götürülmeleri

 

YILLARDAN 1988, MEVSİMLERDEN SONBAHARDI. O YILIN, HAZAN MEVSİMİNİN GÜNLERİ BAŞKA BİR HÜZÜN YÜKLÜYDÜ.

SIDDIK EFENDİ’NİN HAKK’A YÜRÜYÜŞÜNE, SEVGİLİ İLE OLAN VUSLATINA AZ BİR ZAMAN KALMIŞTI.

FAKAT BİR TARAFTAN DA İÇLERİNDE BİR SIZI VARDI. BU SIZI, İSLAM’IN ŞARTLARINDAN OLAN HAC FARİZASINI YERİNE GETİREMEMİŞ OLMANIN SIZISIYDI.

HAYATLARI BOYUNCA, UNUTULMUŞ SÜNNETLERİ DAHİ İFA ETMENİN GAYRETİ VE ŞUURU İÇERİSİNDE OLAN BÖYLE BÜYÜK BİR ZAT İÇİN, MADDİ İMKANSIZLIKLAR VE ŞARTLARIN ELVERİŞSİZLİĞİ SEBEBİYLE ÖNEMLİ BİR İBADETİ YERİNE GETİREMEMİŞ OLMAK ÇOK ÜZÜNTÜ VERİCİ BİR DURUMDU..

BİR SONBAHAR GÜNÜNDE, SIDDIK EFENDİ’NİN EŞLERİ ODAYA GİRDİKLERİNDE SIDDIK EFENDİ’NİN MÜBAREK GÖZLERİNDEN YAŞLAR SÜZÜLDÜĞÜNÜ FARKETTİLER.. BUNUN ÜZERİNE MERAK VE ENDİŞE İLE NE OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İSTEYEN EŞLERİNE ŞUNLARI ANLATTILAR:

“SEN İÇERİ GİRMEDEN AZ ÖNCE HUZURDA VE MURAKABE HALİNDE İDİM, PEYGAMBER EFENDİMİZ ALEYHİSSELAM İLE MAHSENLİ ALİ EFENDİ HAZRETLERİ TEŞRİF ETTİLER.. BANA:

“HADİ SIDDIK, RAHMAN SENİN HÜZNÜNÜ GÖRDÜ, HAZIRLAN, HACCA GİDECEĞİZ” BUYURDULAR..

SONRA, BENİ ALDILAR VE HACCA, MEKKE’YE GÖTÜRDÜLER. ORADA İHRAMA GİRİP, ARAFATTA VAKFEYE DURDUK VE KABEYİ BİRLİKTE TAVAF ETTİK..

SEN DE TAM BU HALİN ÜZERİNE GELDİN..”  SIDDIK EFENDİ YAŞADIĞI BU HALİ ANLATTIKLARINDA EŞLERİ DE KENDİLERİ GİBİ AĞLAMAKTAYDI..

MUHAMMED SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİ, BU MANEVİ HACC’DAN ÇOK KISA BİR ZAMAN SONRA, 16 KASIM 1988 TARİHİNDE  HAKK’A DOĞRU YÜRÜDÜLER… YÜCE RABBİMİZ BİZLERİ BU YÜCE İNSANLARIN ŞEFAATLERİNE NAİL EYLESİN… AMİN..

Manevi hacılık... kategorisinde yayınlandı. Vefatlarından Önce Manen Hacca Götürülmeleri için yorumlar kapalı

Tablo yere düştüğünde.. Vefatlarının oğluna manen bildirilmesi

Muhammed Sıddık Efendi’nin oğlu Muzaffer efendi, babasının vefat günü yaşamış olduğu anısını bizlere şöyle aktarmıştır; Yıllardan 1988, mevsimlerden sonbahar, kasım ayının 16’sı, avusturya’da evimde çocuklarla birlikte otururken, ansızın karşımda duvarda asılı olan tablo yere düştü. Tabloyu kaldırdığımda üzerinde Bakara suresi 156. ayet yazıyordu.

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ

elleżîne iżâ esâbet-hum musîbetun kâlû innâ lillâhi ve-innâ ileyhi râci’ûn

Onlara bir musibet geldiğinde: “biz allah’ınız ve elbette o’na döneceğiz” derler.

Ayeti düştüğü yerden kaldırdım ve duvara astım.aradan çok fazla bir zaman geçmemişti ki, telefon çaldı. Telefonu açtığımda, küçük kardeşim necati ağlıyordu ve bana: “abi, babam hakkın rahmetine kavuştu” dedi. O zaman anladım ki, o tablonun düşüşü bize babamın vefatını işaret etmişti.

Hayatını, kuran-ı kerim’e adamış olan bu kutsi yüreği, vefatında da kuran-ı kerim yalnız bırakmamış, sanki bir vefa örneği olarak kuran-ı kerim, oğuluna ve torunlarına, bu yüce kametinin rabbine olan yürüyüşünü müjdelemişti.

Muhammed Sıddık Efendi her gittiği cenazde bakara suresi 151 ile 156. ayetler arasını okur. Ardından bu ayetlerin ne manaya geldiğini toplanmış olan cemaate anlatırdı. Onun amacı kuran-ı kerim’i sadece okumak değil, insanlara ayeti kerimelerde anlatılan ilahi vahyin ne olduğunu açıklamaktı.

Allah cc hazretleri Araf suresi 204. ayet-i kerime’sinde kullarına bu mevzuyu şu şekilde açıklamaktadır;

وَإِذَا قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَأَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

ve-iżâ kuri-e-lkur-ânu festemi’û lehu veensitû le’allekum turhamûn

Kuran okunduğu zaman dinleyin ve anlamaya çalışın umulur ki merhamet olursunuz.

Bu ayeti kerimede de anlaşıldığı üzere, rahman sadece kuran’ı dinlemeyi emretmiyor aynı zamanda onun idrarakine varmayıda kullarından istiyor. Muhammed Sıddık Haşimi Efendi’de hayatını bu şuurla yaşamış kuran-ı kerim’in idrakine varmış, ahlakını da kuranla yoğurmuştu. Her zaman kendi sözlerini kuran’ın mucevherattan sözleriyle değiştirmiştir.

Sıddık Efendi, Hz. Aişe’nin sahabe-i kirama vermiş olduğu cevapta olduğu gibi : “Hz Muhammed’in ahlakı kur’an idi” sözünü, kendine baş tacı etmiş…

Ahlakını, kuran’a göre tazim ederek neslinin bağlanmış olduğu, Hz Muhammed sav’in “alimler peygamberlerin varisleridir.” sözüne mazhar olmuştur.

Allah, cümlemize kıyamet günü peygamber sevdalılarının arasında,Hz Muhammed sav ile birlikte, Allah azimüşşan hazretlerinin arşının gölgesinde toplanmayı nasip etmesi duasıyla… Amin.

Tablo yere düştüğünde... kategorisinde yayınlandı. Tablo yere düştüğünde.. Vefatlarının oğluna manen bildirilmesi için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: