Miraç Kandili (13 nisan 2018)

Mirac gecesi islam aleminin müjdelendiği en büyük gecelerden biridir. o gece her müslüman için hürmet huşu ile islam aleminin saadetini ve selametini temenni edeceği müminlerin marifeti ilahiyeye kavuşması için ellerini açtığı bir gecedir.

Mirac kandilinde yapılacak en makbul ibadet Rabbinle başbaşa kalarak yaptığın ibadettir.

* Mirac gecesinde 12rekat nafile hacet namazı kılınmalıdır.

* Mirac gecesinin sabahı oruçlu olunmalıdır.

* Bol bol seyyüdül istiğfar çekilmelidir.

* Ve miraç gecesinin sabahında öğle ile ikindi namazı arasında 4rekat nafile namaz vardır.

O gece için kılınacak namaz 12 rekat Hacet niyetiyle kılınan namazdır. Bu namazı kılmak güzel görülmüştür. Bu namazın kılınışı:İki rekatta bir selam verilir.Her rekat 3 kadir,12 ihlası şerif okunurak kılınır.


Namaza niyet şöyledir : 
” Ya Rabbi , rıza-i şerifin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrarını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili Habibin Resul-i Zişan Efendimiz hürmetine ben aciz kulunu afv-ı ilahine , feyz-i ilahine , rıza-i ilahine mazhar eyle”

Namazdan sonra ;

* 4 Fatiha-i Şerife
*100 defa ”Subhanallahi ve’l-hamdü lillahi vela ilahe illahlahü vallahü ekber.Vela havle vela guvvete illa billahi’l-aliyyil-aziym”
*100 istiğfar-ı şerife
*100 salavat-ı şerife okunup dua edilir.

Bu namazda ihlaslar 100 adet okunur veya namaz 100 rek’at olarak kılınırsa; – bu namazın feyz ve bereketiyle huzur-i ilahiye namaz borçlusu olarak çıkılmaz.

*Miraç Gecesin’den sonraki gün , mümkünse oruçlu olunmalıdır.O gün öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır.Her rek’atte Fatiha’dan sonra 5 ayete’l Kursi , 5 Kafirun suresi , 5 Felak suresi , 5 Nas suresi okunur.

Reklamlar
....... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

4 Nisan günü 1951- Mahsenli Ali Efendi’nin Vefatının 67. Yıl Dönümü

أَلا إِنَّ أَوْلِيَاء اللّهِ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzunda olmazlar.

Yunus Suresi 62. Ayet

Vefatının 67. Sene-i Devriyesinde Üstadımız Evliyalar Sultanı Mahsenli Ali Efendiyi hasret ve özlem ile anıyoruz. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa Habibullah ile Adem Safiyyullah arasında yaşamış 124 Bin Enbiya-i Kiram Hazeratının, onların Ehli Beytlerinin ve Ashablarının, Hamse-i Ali Aba halkının ve onların kıymetli evlatları 12 İmamın ve bu yüce kametlerin yollarından gitmiş Evliya-i Kiram Hazeratlarının, Silsile-i Aliyede bulunan Başta Kutbuzzaman Muhammed Sıddık Haşimi ve Mahsenli Ali Efendi Hazretlerinin mübarek pak ruhu şerifleri için 11 ihlas 1 Fatiha  okuyalım.

Nuru Şems Grubu

....... kategorisinde yayınlandı. 4 Nisan günü 1951- Mahsenli Ali Efendi’nin Vefatının 67. Yıl Dönümü için yorumlar kapalı

1 Nisanda Olan Olaylar

  • Musa (a.s) ın firavundan kurtuluşu,
  • Nuh (a.s) ın karaya inişi,
  • Yahudilerin yılbaşı,
  • Muhterem Hocamızın anne ve babasının doğum günü,
  • Nisan bereket ayıdır.
  • Musa (a.s) ateşe girme hadisesi, Musa (a.s)’a Allahın varlığını inkar eden bir adam gelmiş. Adam demiş ki; ben Allahu Tealaya inanmıyorum diyerek, Hz. Musa’ya meydan okumuş. Ya Musa ateşi yakalım. Eğer senin söylediklerin doğru ise Allah beni yaksın. Eğer benim söylediklerim doğru ise seni yaksın. Tamam demiş Musa (a.s) ve meydana tüm insanları toplamışlar. Meydana ateş yakmışlar. Ateşe girip kim haklıysa o kalsın diye sözleşmişler. Bütün insanlar ateşin başına toplanmışlar. Musa (a.s) Allaha inanmayan kişiye gel bakalım elimden tut demiş ve ikisi birlikte ateşe girmişler. Ve ateş ikisini de yakmamış. Musa (a.s) Allahın kelimullahı olduğu için Ya Rabbi demiş, ateş beni de onuda yakmadı. Seni inkar edeni de yakmadı demiş. Allahta ya Musa benim sevdiğimin elini tutanı ben yakmam demiş. Senin elini tuttuğu için ondan yanmadı demiş. Onun için Allahın dostlarının ve peygamberlerinin
    elini kim tutarsa inkar ettiği halde yanmıyorsa inananlar inşallah ahiret azabına düçar olmazlar. Onun için inşallah ey iman edenler Allahtan korkun sıddıklar, peygamberler, sadık insanlarla peygamberlerin sahabeleri ile tabiiyinlerle ve evliya ullahlarla beraber olun.
  • İnşallah Allah bu yolda büyüklerle olmayı nasip etsin. 10 defa -Euzubillahimineşşeytanirracim– dedikten sonra 1 defa da -Bismillahirrahmanirrahim- denince Allahu Teala onu hastalıktan ve cinlerin dokunmasından korur. (Gökten koruyucu meleklerini gönderir).
....... kategorisinde yayınlandı. 1 Nisanda Olan Olaylar için yorumlar kapalı

22 MART 2018 REGAİP KANDİLİ

Üç ayların ilki olan Recep ayının ilk cuma gecesi, yâni perşembeyi cumaya bağlayan gece, Regâib Gecesi’dir.

Bu gecede akşam ile yatsı arasında 12 rek’at hâcet namazı kılınır.

2 rek’atte bir selâm verilir.

Hâcet namazına şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbi, beni, Peygamber Efendimiz hürmetine feyzi ilâhîne, afv-ı ilâhîne, rızâ-i ilâhîne nâil eyle. Âbid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halas eyle.”

Her rek’atte, 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü, 12 İhlâs-ı şerîf okunur.

12 rek’at bittikten sonra 7 veya 70 defa Salâtı ümmiye okunur.

Salât-ı Ümmiye şudur:

ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ٱلنَّبِىِّ ٱْلاُمِّىِّ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ

“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedini’n Nebiyy’il-ümmiyyi ve alâ alihî ve sahbihî ve sellim.”

Secdeye varıp, secdede 70 defa şu tesbih okunur:

سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ ٱلْمَلآَئِكَةِ وَٱلرُّوحِ

“Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü’l – melâaiketi verrûh”.

Secdeden kalkıp, oturarak şu dua okunur:

رَبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّا تَعْلَمُ اِنَّكَ اَنْتَ ٱْلاَعَزُّ ٱْلاَكْرَمُ

“Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ tâ’lem. İnneke ente’l-eazzü’l-ekrem.”

Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa,

“Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü’l- melâaiketi verrûh”okunur.

....... kategorisinde yayınlandı. 22 MART 2018 REGAİP KANDİLİ için yorumlar kapalı

19 Mart Recep Ay’ı Başlangıcı (Üç Aylar Gelmiş Hoşgelmiş)

Receb, tazim ve saygı anlamına gelir, îslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya “sağır ay” denilmesi de sükûnet mevsimi olmasındandır.

Receb ayına sağır denmesinin bir başka anlamı da şöyle ifade edilir: Bu ayın bereketi hürmetine, bu ayda işlenen günah ve hataları manen bu ay duymamakta, mü’minlerin sadece ibadet ve sevaplarına şahitlik etmektedir. Böylece Cenab-ı Hak mü’min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlamaktadır.

İslâmiyet gelince de Receb ayına mahsus olan saygı devam ettirildi. Bilhassa Regaib ve Mi’rac gibi tecellilerle şereflendirildi.
Resul-i Ekrem Efendimiz dualarında, “Allahım! Receb’i ve Şâban’ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır” buyururlardı. (2)

Receb’e, “recm ayı” da denir. Buna göre, mü’minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanlar bu ayda taşlanır, kovulup uzaklaştırılır.
Receb kelimesindeki “R” Allah’ın rahmetine, “C” Allah’ın cömertliğine ve yardımına, “B” ise Allah’ın birrine (iyilik ve ihsanına) işaret eder.
Receb ayına “mutahhar” denmesinin sebebi, bu ayı oruçlu geçirenlerin günah ve hatalarından temizlenip paklanmasıdır. Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır.

Receb ayı Hicrî ayların yedincisi ve Ramazan’dan iki ay öncesidir. Fazileti bakımından ayrı bir yeri vardır. Regaib ve Mi’rac gibi mübarek geceleri içinde bulundurması faziletini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, Kur’ân’da haram ayları olarak geçen dört aydan birisi olması, Müslüman kalblerdeki yerini bir kat daha daha artırmıştır.

Receb ayı, “üç aylar” olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır. Bu aylara “çok sevaplı ibadet ayları” diyen Bediüzzaman, onların kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından, mü’minlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:

Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar.” (3)

Buna göre Receb ayında işlenen ibadet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin manevî ecri ve sevabı bire yüz verilmektedir. Bunun için mü’minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler.

Bazı hikmet ehli âlimler Receb ayı hakkında şu yorumları getirmişlerdir:

Receb eza ve cefâyı terk içindir, Şaban amel ve vefa içindir, Ramazan sıdk ve safa içindir.

Receb tevbe ve pişmanlık ayıdır, Şaban muhabbet ayıdır, Ramazan kurbet (Allah’a yakınlık) ayıdır.

Receb hürmet ayıdır, Şaban hizmet ayıdır, Ramazan nimet ayıdır.

Receb ibadet ayıdır, Şaban dünyanın safasını terk etme ayıdır, Ramazan ibadetlerin mükafatını artıran aydır.

Büyük tasavvuf ehli Zünnün Mısrî der ki:
“Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.” (4)

Receb ayının diğer aylardan farklı bir ibadeti de oruçtur. Mümkün mertebe bu ayda daha fazla oruç tutulmaya çalışılır. Ebû Davudta, hiç ara vermeden devamlı surette oruç tutan bir zâta Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselamın bazı tavsiyelerden sonra şöyle buyurduğu rivayet edilir:
“Haram aylarından bazısını tut, bazısını bırak, haram aylarda tut ve bırak, haram aylarda tut ve bırak.” (5)

Hadisin devamında ravî olan Şahabı şöyle demektedir:
“Resulullah ‘tut’ dedikçe, üç parmağını yumdu, ‘Bırak’ deyince de üç parmağını bıraktı.” Böylece Peygamberimizin o zata, “Üç gün tut, üç gün ara ver” dediği anlaşılıyordu.

Bilindiği gibi haram ayları, “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb” aylarıdır.
Receb ayında devamlı olarak bir ay boyu oruç tutmanın uygun görülmeyişinin sebebi, Receb ve Şaban aylarının Ramazan ayına benzemesinden kaçınılmasıdır. Çünkü hiç kesintisiz bir ay boyunca oruç tutmak sadece Ramazan ayına mahsustur. Hattâ Receb ayında bir ay süresince oruç tutmanın mendup bile olmadığını söyleyen İmam Gazâlî ve İbni Kayyim el-Cevzî gibi müçtehidler, Ramazan ayına benzememesi için diğer aylardan farklı olarak Receb ayında devamlı bir ay boyu oruç tutmayı mekruh görürler. (6)

Diğer aylarda nasılsa, Receb ayında da ayın ortasında veya belli günlerinde, yahut üçer gün ara vermek suretiyle oruç tutulması tavsiye edilmektedir.
Görüldüğü gibi Receb ayında tamamen oruçlu geçirme hususunda bir hadis ve rivayet yoktur. Üç ayları hiç ara vermeden tutmak sünnet ve müstehap da değildir, sadece sâlih zatların güzel bir âdetidir. Receb ayını tam olarak tutanlara “Tutma” denilmez, ama fıkhı olarak da hükmünü belirtmek gerekir.

Bu arada Ramazan ayında bozmuş olduğu bir oruçtan dolayı kefaret orucu tutmak isteyenler için Receb ve Şaban ayı iyi bir fırsattır. Receb ayının birinci gününden itibaren hiç ara vermeden Şaban ayı da dahil olmak üzere iki ay üst üste oruç tutarsa tam bir kefaret borcunu ödemiş olur. Peşinden Ramazan ayının orucu da geleceğinden böylece üç ay boyu, bir gün dahi yemeden oruç tutmuş olur. Bu durumda oruç borcunu öderken aynı zamanda sevap hazinesini de doldurmuş ve geliştirmiş sayılır.

Madem Receb ayı günahların affedildiği aydır. Bağışlanmanın yolunu ve istiğfarın nasıl yapıldığını bilmek gerekiyor. Rivayete göre şu istiğfar duasını Receb ayında yedi kere okuyan kimsenin günahları affolunmaktadır.

Estağfirullâhe’l-Azîme’llezî la ilahe illâ hû el-Hay-yü’1-Kayyûmu ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ-yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.”

Mânâsı: “Hayat sahibi olan, her şeyi idare edip ayakta tutan, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tan mağfiret dilerim. Kendi nefsine zulmetmiş kulun tevbesi gibi Ona tevbe ederim. Öyle bir kul ki, kendi nefsi adına ne ölüme, ne hayata ve ne de tekrar dirilmeye sahip değildir.” (7)

Üç aylar birer dua ve niyaz mevsimidir. En güzel duaları başta sahabiler olmak üzere İslâm büyüklerinden öğreniyoruz. Hz. Ali’nin Receb ayında şu şekilde dua ettiği rivayet edillir:

Allahım, salat eyle Muhammed Aleyhissalâtü Vesselamın üzerine; hikmet yıldızları ve devamlı nimet ve ismet kaynağı ehl-i beytine.

Allahım, beni her türlü kötülükten koru. Beni unutkan etme ve gaflet üzerinde bırakma. Sonumu da hasret ve pişmanlıkla bitirme. Benden razı ve hoşnut ol. Senin mağfiretin zalimler içindir, ben de nefsime zulmettim.

Allahım, beni bağışla, beni bağışlamakla Sana bir zarar gelmez. Bana nimetlerini ihsan et, bana vermekle senin ihsanın azalmaz. Senin rahmetin geniş ve boldur. Hikmetlerin ise hoş ve güzeldir.

Allahım, bana sıhhat ve afiyet ver. Güven ve huzur ihsan eyle. Şükür ve takvaya ulaştır.

Allahım, Senden sabır ve doğruluk istiyorum. Bana işimde kolaylık ver. İşlerimi güçlükle gördürme. Aileme, çocuklarıma ve kardeşlerime iyilik ve ihsanda bulun. Onları mü’min ve Müslümanlardan kıl ve bu şekilde dünyadan ayrılmalarını nasip eyle.”

Bazı Selef büyükleri de Receb ayı gecelerinde şöyle dua etmişler:

Allahım, Sana mahzun gönlümle, isteklerini kabul buyurduğun dostlarının duası ile niyaz ediyorum. Zatına eriştirdiğin ve Senin rızanı isteyenlerin dili ile Senden talep ediyorum. Umarım Senin ululuğundan, Seni bileyim ve kulluk edeyim.

Yâ Rab, bu gecenin rahmet ve bereketinden sevap ve mükâfatından beni nasiptar et.

Allahım, kullarından istediğine, istediğini verirsin, kim Seni onlara ikram etmekten alıkoyabilir? Ben fakir ve âciz bir kulum. Fazl ve kereminden nimetlerini ümit ediyorum. Sana sığınırım ve ancak Senden yardım dilerim

Yüce Mevlam, bu gece kullarına çok rahmet ve bereketini döker, saçarsın. Allahım, Sana yalvaran dilleri, Sana kalkan elleri boş çevirme. İyilik ve yardımınla faydalandır bizi. Nimetlerinle donat hepimizi.

Allahım, salât eyle Muhammed ve evladına, eşlerine ve dostlarına, bitip tükenmeyen rahmet ve bereketinle. Yâ Rabbe’l-Âlemin!”

 


 

....... kategorisinde yayınlandı. 19 Mart Recep Ay’ı Başlangıcı (Üç Aylar Gelmiş Hoşgelmiş) için yorumlar kapalı

18 Mart Çanakkale Zaferimizdir

canakkale gecilmez

VATAN UĞRUNA CANLARINI VE GERİDE KALACAKLARI DÜŞÜNMEDEN YÜRÜYEN AZİZ ECDADIMIZIN MÜBAREK PAK RUH-U ŞERİFLERİ İÇİN  1 FATİHA 11 İHLAS

....... kategorisinde yayınlandı. 18 Mart Çanakkale Zaferimizdir için yorumlar kapalı

🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 Vatanımızın ve Devletimizin Yanındayız

....... kategorisinde yayınlandı. 🇹🇷 🇹🇷 🇹🇷 Vatanımızın ve Devletimizin Yanındayız için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: