8 Safer

Rasulullah (s.a.v.) akşam ve sabah vakitlerine eriştiği zaman şu duaları okumayı asla terk etmezdi:
“Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden dünya ve ahirette af ve afiyeti istiyorum. Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben Senden dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve afiyeti istiyorum. Ey Allah’ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl. Ey Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek belalara karşı) koru. Ve altımdan yere batırılarak helak olmaktan Senin azametine sığınıyorum.”
(Ebu Davud 5074, İbni Mace 3871)

....... kategorisinde yayınlandı. 8 Safer için yorumlar kapalı

Safer Ayında Hergün Okunacak Dualar

KUTBÜZZAMAN SULTANÜLARİFİN EŞ-ŞEYH EŞ-ŞERİF ES-SEYYİD MUHAMMED SIDDIK HAŞİMİ HAZRETLERİ SOHBETLERİNDE BUYURDULARKİ:

SAFER AYINDA, BİR SENE İÇERİSİNDE YERYÜZÜNE İNECEK BELALARDAN ALLAH’A CC SIĞINIP BU AYDA ÇOK İSTİĞFAR ETMELİYİZ (GÜNDE EN AZ 100 KERE).

BU AYDA FELAK VE NAS SURELERİNİ HER GÜN MÜMKÜNSE 80 DEFA OKUMALI VE NAFİLE NAMAZLARLA BU AYI İBADETLE GEÇİRMELİYİZ.

BU AY İÇERİSİNDE, SABAH VE AKŞAM NAMAZLARINDAN SONRA 7 DEFA SALATI MÜNCİYE(TÜNCİNA) VE SALATI TEFRİCİYE OKUNMALIDIR.

SALATI TEFRİCİYE

salati tefriciye

“ALLÂHUMME SALLİ SALÂTEN KÂMİLETEN VE SELLİM SELÂMEN TÂMMEN ALÂ SEYYİDİNÂ MUHAMMEDİNİLLEZÎ TENHALLÜ BİHİL UKADÜ VE TENFERİCU BİHİL-KÜREBÜ VE TUKDÂ BİHİL-HAVÂİCU VE TÜNÂLÜ BİHİR-REĞÂİBÜ VE HÜSNÜL-HAVÂTİMİ VE YUSTASKAL ĞAMÂMU BİVECHİHİL KERÎM VE ALÂ ÂLİHÎ VE SAHBİHİ FÎ KÜLLİ LEMHATİN VE NEFESİN Bİ ADEDİ KÜLLİ MA’LÛMİN LEK.”

DUANIN MANASI

“ALLAHIM! BİZİM EFENDİMİZ MUHAMMED’E (SAV) KUSURSUZ BİR SALÂT VE RAHMET, MÜKEMMEL BİR SELÂM VE SELÂMET VERMENİ DİLİYORUZ. O PEYGAMBER Kİ, ONUN HÜRMETİNE DÜĞÜMLER ÇÖZÜLÜR, SIKINTILAR VE BELALAR ONUN HÜRMETİNE AÇILIP DAĞILIR, HACET VE İHTİYAÇLAR ONUN HÜRMETİNE YERİNE GETİRİLİR. MAKSATLARA O’NUN HÜRMETİNE ULAŞILIR, GÜZEL SONUÇLAR O’NUN HÜRMETİNE ELDE EDİLİR. O’NUN ŞEREFLİ YÜZÜ HÜRMETİNE BULUTLARDAKİ YAĞMUR İSTENİLİR, ALLAH’IM, ONUN EHL-İ BEYTİNE, ASHABINA DA HER GÖZ KIRPACAK KADAR ZAMANDA (HER AN, SANİYE) HER NEFES ALACAK ZAMANDA SANA MALUM OLAN VARLIKLAR SAYISINCA SALÂT ET.”

SALATI MÜNCİYE(TÜNCİNA)

Salaten Tüncina

OKUNUŞU: “ALLÂHUMME SALLİ ALÂ SEYYİDİNÂ MUHAMMEDİN VE ALÂ ÂLİ SEYYİDİNA MUHAMMEDİN SALÂTEN TÜNCÎNÂ BİHÂ MİN-CEMÎ’İL-EHVÂLİ VEL ÂFAT. VE TAKDÎ LENÂ BİHÂ CEMÎAL HÂCÂT VE TUTAHHİRUNÂ BİHÂ MİN-CEMÎİ’S-SEYYİÂT VE TERFE’UNÂ BİHÂ A’LÂ’D-DERACÂT VE TUBELLİĞUNÂ BİHÂ AKSÂ’L-ĞAYÂT MİN CEMİÎL-HAYRÂTİ FÎ’L-HAYÂTİ VE BA’DEL-MEMÂT BİRAHMETİKE YÂ ERHAME’R-RAHİMÎN. HASBUNELLAHU VE Nİ’MEL VEKÎL, Nİ’MEL MEVLÂ VE Nİ’ME’N-NASÎR. ĞUFRANEKE RABBENÂ VE İLEYKE’L-MASÎR.”

ANLAMI: ALLAH’IM! EFENDİMİZ MUHAMMED’E (SAV) VE ONUN EHLİ BEYTİNE SALAT ET. BU SALAVAT O DERECE DEĞERLİ OLSUN Kİ: ONUN HÜRMETİNE BİZİ BÜTÜN KORKU VE BELALARDAN KURTARSIN. BİZİM İHTİYAÇLARIMIZI O SALAVAT HÜRMETİNE YERİNE GETİRSİN, BİZİ BÜTÜN GÜNAHLARDAN BU SALAVAT HÜRMETİNE TEMİZLERSİN, O SALAVAT HÜRMETİNE BİZİ DERECELERİN EN ÜSTÜNE YÜCELTİRSİN, O SALAVAT HÜRMETİNE HAYATTA VE ÖLDÜKTEN SONRA DÜŞÜNÜLEBİLECEK BÜTÜN HAYIRLAR KONUSUNDA GAYELERİN EN SONUNA KADAR ULAŞTIRSIN. EY MERHAMETLİLERİN MERHAMETLİSİ BİZE BUNLARI MERHAMETİNLE NASİP ET. ALLA TEALÂ BİZE KÂFİDİR VE NE İYİ BİR DOST, NE İYİ BİR VEKİLDİR. EY RABBİMİZ, SENİN MAĞFİRETİNİ DİLERİZ, DÖNÜŞ YALNIZ SANADIR.

BU AYDA OKUNMASI TAVSİYE EDİLMİŞ ZİKİRLER

SAFER AYINDA HER GÜN MUTLAKA 100 KERELA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM” DENİLMELİDİR. GÜNDE 100 KERE SÖYLEYENDEN, EN HAFİFİ FAKİRLİK OLMAK ÜZERE 70 ÇEŞİT BELA, MUSİBET KALDIRILIR.

AYRICA YİNE SAFER AYINDA (VE HER ZAMAN) HER GÜN MUTLAKA GÜNDE 100 KERE SALÂVAT GETİRMEK LAZIMDIR. SALÂVAT ÇOK BELA VE MUSİBETLERİ ÇEVİRİR, DÜNYA VE AHİRETTE KURTULUŞUNA SEBEP OLUR. EN EFDÂL SALÂVAT’I ŞERİFE: ”ELLAHÜMME SÂLLİ ÂLA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE VE ÂLA ÂLİHİ VE SAHBİHİ EFDÂLE SALEVATİKE VE ADADE ME’LUMATİKE VE BÂRİK VE SELLİM”

ENES BİN MÂLİK’E RA PEYGAMBERİMİZİN SAV ÖĞRETTİĞİ ÇOK

TESİRLİ BİR DUA:

BU DUAYI SABAH (MÜMKÜNSE GÜNEŞ DOĞMADAN) 3 KERE VE AKŞAM GÜNEŞ BATTIKTAN HEMEN SONRA OKUYAN, KORKMAYA TEK LAYIK OLAN YALNIZ ALLAH’TAN C.C. KORKSUN . BAŞTA ZALİM DEVLET BAŞKANI , ŞEYTAN, CİN VE İNSANLARIN ŞERRİNDEN, BÜYÜ VE EFSUNLARDAN HİÇBİRİ ALLAH’IN C.C. İZNİYLE HİÇBİR ŞEKİLDE ZARAR VEREMEZ. HZ OSMAN’DAN RA BİLDİRİLDİĞİNE GÖRE ANİ BELALARDANDA KORUNUR. AYRICA ZEHİR VERİLSE TESİR ETMEZ ALLAH’IN İZNİYLE(HERGÜN OKUMAK LAZIMDIR):

“BİSMİLLAHİLLEZİ LÂ YEDURRÜ MEÂS MİHİ ŞEY-ÜN FİL-ERDİ VE LÂ FİSSEMAİ VE HÜVES SEMİÜL ÂLİYM”

BU AYDA, RABBİMİZİ ÇOK ZİKREDELİM VESSELAM.

....... kategorisinde yayınlandı. Safer Ayında Hergün Okunacak Dualar için yorumlar kapalı

Allahtan Haya Etmek

Allah’tan haya etmek
Sallâllahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bizlere
vasiyetlerinden
birinde, dünya ve ahirette rezil ve rüsvay olmamak için, gizli ve açık yaptığımız her şeyde Allah’tan açıkça haya duymamız buyurulmaktadır. Bütün din kardeşlerimizin de bu duygu ile beslenmelerini istemeliyiz.
Bu ahidle amel etmek isteyenler, öğüt verici güçlü bir şeyhin yoluna girmelidirler. Böylece onunla birlikte ilâhî huzur ve bağış çevresine girerler ve bir daha oradan kolay kolay çıkamazlar. Orada
devamlı olarak Hak Taâlâ’yı görmüş olurlar. Bazen de Hak Taâlâ’nın kendilerine bakmakta olduğunu görürler. Tıpkı bir insanın uzunca zamandan beri tanıyıp görmediği biriyle karşılaşıp onunla oturması gibi,
veya bazen de bir kör gibi muhatabını görmese de onun kendisini gördüğüne ve birlikte oturduğuna inanır.
Bir şeyhin yoluna girmeyenlerin Allah’a karşı haya duyguları
azalacağı gibi, namazlarında dahi bu duygu onlarda gerilemiş ve eksilmiş olur.
Kardeşim Şeyh Efdalüddin’in bu konuda şöyle konuştuğunu duymuştum: “Bir kimsenin sol tarafındaki kâtip (yazıcı melek), o kimse
aleyhinde yazacak bir şey bulamaz bir duruma gelmeden, o kimse Hak Taâlâ’dan haya duyma makam ve mertebesine erişemez». Bu makama
eriştikten sonra Hak Taâlâ’nın izin ve müsaadesi olmadan ayağını dahi uzatamayacağı gibi, Hak Taâlâ’nın izni olmadan arzu ettiği bir şeyi yiyemez ve yine O’nun izni olmadan bir kelime bile konuşamaz hale gelir. Bütün bunlar adi gündelik işlerden sayılır. Diğer’î işleri ise,
verilen genel izin çerçevesinde yapar. Bir cümle ile ifade edelim ki, nefsi şehvet uğruna ma’siyete düşenler Hak Taâlâ’ya karşı haya duygusundan yoksun olan kimselerdir.
öğrendiğimize göre, büyük velilerden Edhem oğlu İbrahim karanlık bir gecede ayaklarını dinlendirmek maksadıyla uzatır. O sırada bir ses kendisine; “Ey ibrahim! Padişahların meclisinde böyle mi oturulur?» diye, seslenir. Bunun üzerine ayaklarını toplar ve ölünceye kadar bir daha ayaklarını uzatmaz.
Ve yine efendim —Allah’ın rahmeti üzerine olsun – Şeyh Aliyyü’l-Havvas bu konuda söyle konuşurdu: «Dünyada Hak Taâlâ’dan haya duyanları, Kıyamet gününde Hak Taâlâ azarlamaktan ve onlara gazab
etmekten haya duyar». Şayet Allah’a olan saygı sınırı aşılmış olursa, sınırı aşan kimse Allah’ın gazab ve tecavüzüne uğramış olur. Allah’tan utanç duymayan bir kimseye, Allah da vereceği azaptan utanç duymaz.
Allah’a kızmayanlara, ona karşı çıkmayanlara da, Hak Taâlâ kızmaz ve karşı çıkmaz. Demek ki, Hak Taâlâ’nın mukabelesi insanların hareketlerine merbuttur. Nitekim Hak Taâlâ, “Beni anarsanız, ben de sizi
anarım», bir diğer âyette de «Allah’a yardım ederseniz, o da size yardım eder», buyuruyor (1).
Allah’ın rızası üzerine olsun, Şeyhülislam Zekeriya’ya şer’î haya ile tabií haya arasındaki farkı sormuştum. Bana, «Şer’î haya, Allah’ın yapılmasını yasakladığı buyrukları içinde bulunur. Kişinin bu yasakları yapmaktan duyacağı utanç, şer’î utançtır. Tabi veya nefsí haya ise, kanun vâzunin bayağı işlerin yapılıp yapılmamasında susup geçtiği, kişinin kendi reyine bıraktığı hususlardır. Meselâ kişinin kendisine yakışmayan bir sarık sarması veya böyle bir elbise giyip sokağa çıkması veya paltosuz çarşı ve pazara çıkması gibi, şahsi ve nefsi arzulara dayanan bir nevi utanç duygusudur», demişti.
Bir insan azarlanacaksa utanç duygusundan azarlanmayıp,
kanun vaazına karşı kusur ettiği şeylerden azarlanmalıdır.
Zamanımız insanları çoğunlukla, gıybet ve koğuculuk yapanları
ayıplamazken, kahve içen veya haşhaşçı dükkanında oturanları ayıplamaktadır. Halbuki bu davranışların günahı gıybet ve nemime günahından daha hafiftir. Eğer bu kötüleyici kimseler şer’i haya üzerine
yürümüş olsalardı, şeriatın takbih ettiklerini, kendi çirkin gördüklerinden daha çok kınarlardı.
Şeyhayn, Ebu Davud, Tirmizi, ve İbn Mâce revayet ediyorlar:
«Haya, imandandır».
Şeyhayn merfüan şu hadisi anlatır: “Haya ancak hayır getirir”.
Müslim şu hadisi anlatır: «Haya tümüyle hayırlıdır».
Şeyhayn ve diğerleri merfuan şu hadisi anlatırlar: «Haya imandandır, iman da cennettendir.
Taberani ve Ebu’ş-Şeyh rivayet ediyorlar: . «Ashabın, Efendimize, «Ey Allah’ın Resûlü, haya dinden midir?» sorusuna, Efendimiz, «Evet, haya dinin tümüdür» buyurmuşlardır».
Taberani ve diğerleri merfuan şu hadisi anlatırlar: “Şayet haya bir erkek kişi olsaydı, o kişi salih bir kimse olurdu».
Malik ve İbn Mâce merfuan şu hadisi anlatırlar: «Her dinin kendisine has bir sıfat ve tabiatı vardır. İslâmın sıfat ve ahlâkı da hayadır».
İbn Mace ve Tırmızi merfuan şu hadisi anlatırlar: «Haya, bulunduğu her şeye süs verir».
Ebu’s-Şeyh ise şu hadisi anlatır: «Haya, imanın bir dalıdır. Haya
olmayanda, iman da olmaz”.
Tirmizi ve Taberani rivayet ediyorlar: «Gerçek anlamda Allah’tan haya duyunuz”. Efendimiz’in bu sözünü duyanlar, “Ey Allah’ın Resulü,
hamdolsun bizler ondan haya duyuyoruz», derler. Efendimiz, «Haya, bu değildir. Allah’tan gerçek anlamda haya duyulması, başını içinde
geçen düşüncelerden koruman, mideni ve midene girenleri kontrol etmen, ölümü hatırlamanla gerçekleşir. Ahiret gününü arzulayanlar,
dünya süsü ve ziynetinden uzaklaşırlar. Bunları yapanlar, Allah’tan gerçek surette haya duyuyorlardır», buyurur».
Allah daha doğrusunu bilir.

....... kategorisinde yayınlandı. Allahtan Haya Etmek için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: